Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Fizik / Kuantum Şizofrenisi Nedir, Ne İşimize Yarar?

Powered by free wordpress themes

Kuantum Şizofrenisi Nedir, Ne İşimize Yarar?

Özet: ‘Kuantum şizofrenisi’ bir diğer deyişle ‘kuantum süperpozisyonu’ bir parçacığın aynı anda birkaç yerde olabilmesidir. Kuantum bilgisayarları bu prensipten yararlanır.

************************************

Yazının Tamamı

Kuantum şizofrenisi, bir temel parçacığın süperpozisyon hâlinde olması yani olası her sonucu aynı anda bir arada barındırmasıdır. Bu bize kuantuma dayalı bilgisayarlar ve yapay zekalar yapmamıza olanak sağlar. Süperpozisyona örnek olarak Schrödinger’in kedisi düşünce deneyini örnek verebiliriz; bir kutunun içine bir kedi, bir süre sonra zehirli bir gaz püskürtecek olan bir düzenek ve bir Geiger sayacı konulur. Gözlemcinin kutuyu açıp bakması iki sonuç doğurur: ya düzenek doğru çalışır ve kedi ölür ya da düzenek çalışmaz ve kedi canlı kalır. Kutunun kapağı açılmadan önce kedi için her iki durum da aynı anda gerçek olur. Yani gözlemci olayı gözlemlemeden önce kedi hem ölü hem diridir diğer bir deyişle süperpozisyon halindedir. Gözlemci olayı gözlemlediğinde süperpozisyon bozulur ve gözlemci, kedinin ya öldüğünü gözlemler ya ölmediğini gözlemler.

Bunun dışında bir de çift yarık deneyi örnek gösterilebilir. Bu deney şöyledir: teker teker karşıdaki levhaya elektron (veya foton) fırlatan bir düzenek ve bu düzenek ile levha arasında içine iki yarık açılmış bir levha bulunur. Her bir elektron bu levhaların ya birinden ya da diğerinden geçmelidir. Ancak beklenilen olmaz ve her bir elektron her iki yarıktan da aynı anda geçer. Ve geçtikten sonra ikinci levhaya çarpmada önce kendi ile girişime girer ve levhada bir girişim deseni oluşur. Buna dalga-parçacık ikiliği de denir. Ancak işin içine bir gözlemci girdiğinde, aynı, kedinin ya ölmüş olarak gözlenmesi ya da ölmemiş olarak gözlenmesi gibi elektron da hemen bir parçacık gibi davranarak sadece yarıkların birinden geçer.

Not: İki farklı çift yarık deneyi vardır. Biri Thomas Young’ın fotonlarla yapmış olduğu orijinal deney. Bunda da gözlemci devreye girdiğinde girişim deseni yok oluyor. Yani yukarıda anlatılan olay gerçekleşiyor. Bu deney fotonun, Newton’un dediği gibi sadece parçacık olduğunu veya Maxweell ile Hertz’in dediği gibi sadece dalga olduğunu değil, fotonun dalga-parçacık ikiliği olduğunu söyler. Asıl şok yaratan elektronlarla yapılan çift yarık deneyidir. Çünkü elektronların parçacık olduğu biliniyordu ancak deneyde gözlemci yokken elektronlar dalga gibi davranıyordu. Bu da dalga-parçacık ikiliği kavramının ortaya çıkmasına neden oldu.

Bu prensip kuantum bilgisayarlarının çalışma prensibini oluşturur. Şuan ki bilgisayarlarımız 0 ve 1’lerden oluşan ikili kod (binary) ile bilgileri işler ve dolayısı ile aynı anda sadece bir iş yapabilir. Ancak kuantum bilgisayarları süperpozisyon ilkesiyle çalışır. Kübit (kuantum biti), normal bitin aksine sadece 0 ve 1’lerden değil, her iki sayıdan oluşur ve aynı anda ikisi birden olabilir.  Ancak bir sorunları vardır; çalışma prensipleri: yani kuantum süperpozisyon. Üstte de anlattıldığı gibi gözlemci işin içine girdiği anda normal hale gelirler. Yani çok yüksek boyutlu işlem gücü isteyen işlemler (mesela bütün evrenin modellemesini yapmak) dışında şu anki bilgisayarlarımızdan çok da verimli olmayacaklardır.

Kuantum yapay zekası ise daha karmaşık bir konu çünkü işin içine zekanın evrimi de giriyor. Kübitlerden oluşan bir yapay zeka insanlardan daha zeki veya insanlar kadar zeki olur. Bu da doğal olarak aklın evrimini ve psikolojinin gelişimini doğuracaktır. Bu yapay zekalar insanların gitmesinin çok zor olacağı uzay ortamlarının keşfedilmesi için kullanılabilir. Tabii burada Isaac Asimov’un robot yasalarından bahsetmeden yazıyı bitiremeyiz:

  • Bir robot insanlığa zarar veremez ya da zarar görmesine seyirci kalamaz.
  • Bir robot, sıfırıncı yasayla çelişmediği sürece bir insana zarar veremez ya da zarar görmesine seyirci kalamaz.
  • Bir robot, birinci kuralla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır.
  • Bir robot, birinci ve ikinci kuralla çelişmediği sürece kendi varlığını korumakla mükelleftir.

Kaynakça: http://www.bilimkurgukulubu.com/genel/inceleme/isaac-asimovun-uc-robot-yasasi/

Hakkında Barış Bayraktar

ECA Elginkan Anadolu Lisesi öğrencisi. Bilim aşığı. Bloglarım: https://barisbayraktarscience.wordpress.com/ https://sbayraktar1.wordpress.com/ https://inanlmaztarih.wordpress.com/ https://kitapsevgisibiliminveedebiyatinzaferi.wordpress.com/

İlgili Gönderi

KUANTUM İNTERNETİ

ÖZET: “Kuantum interneti’’ yalnızca 10 yıl uzağımızda. Çin, çalışan kuantum iletişim ağını kurmaya yaklaşırken, kuantum …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

ChatClick here to chat!+
zzsdc