Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Astronomi / Zamanın Kısa Tarihi ve Kütleçekim

Powered by free wordpress themes

Zamanın Kısa Tarihi ve Kütleçekim

Fizik maalesef toplumumuzda en çok korkulan bilim dallarından birisidir. Bunun nedeni belki ön yargı belki de gerçekten zor olmasıdır. Lakin şu bir gerçek ki bilimin güzel yanı kendini sürekli güncellemesi ve sorgulamasıdır. Bu yüzden fizik de bizlere liselerde öğretilen Isaac Newton’un öncüsü olduğu klasik fizikten bağımsız ve çok farklı olan modern fizik günümüzde kabul görmüştür. Bir yazımda aralarındaki farklı da anlatacağım fakat sizlere ” Kütleçekim ” olayını biraz anlatmak istiyorum. Şimdi önümde açık duran Stephen Hawking’in muhteşem eseri “Zamanın Kısa Tarihi” kitabından sizlere aktracağım yerlere dikkat edin.

Einstein devrimci bir varsayımda bulunarak kütleçekiminin diğer kuvvetler gibi bir kuvvet olmadığını , onun uzay zamanın bir sonucu olduğunu öne sürdü. Uzay-zaman içerisindeki kütle ve enerjinin dağılımı nedeniyle eğri veya “bükülmüş”tür. Dünya gibi cisimler kütleçekim denen bir kuvvet yüzünden eğri yörüngelerde hareket etmektedirler ; bunun yerine eğri bir uzayda düz bir yola en yakın sayılabilecek şey olan, jeodezik adı verilen en kısa yolu izlemektedirler. Jeodezik birbirine yakın iki nokta arasındaki en kısa ( veya en uzun ) yoldur. Örneğin dünyanın yüzeyi iki boyutlu bir eğri uzaydır. Dünya üzerindeki jeodeziğe büyük çember denir ve iki nokta arasındaki en kısa yoldur.  Aşağıdaki şekilde örneği verilmiştir.

10717649_10153165057921000_299045521_n

 

Jeodezik iki havaalanı arasındaki en kısa yol olduğu için , bir havayolu seyir cihazının pilota tavsiye edeceği uçuş istikameti bu olur. Genel görelilikte cisimler dört boyutlu uzayda her zaman düz bir çizgiyi takip ederler, ama yine de bizim üç boyutlu uzayımızda eğri yollar izlemiş gibi görünürler. Bu bir uçağı dağlar üzerinden uçarken izlemeye benzetilebilir. Uçak üç boyutlu uzayda düz bir doğru boyunca hareket etmesine karşın, uçağın gölgesi iki boyutlu yerde eğri bir yol izler.
Güneşin kütlesi uzayzamanı öyle bir biçimde büker ki dünya dört boyutlu uzay-zamanda düz bir yol izlemesine karşın , bize üç boyutlu uzayda eğri bir yöründe izlermiş gibi görünür. Aslında genel göreliliğin gezegenlerin yörüngelerine ilişkin öngörüleri , Newtoncu kütleçekim kuramının öngörülerinden neredeyse farksızdır. Ancak güneşe en yakın gezegen olarak kütleçekim etkisine en çok maruz kalan ve görece uzamış bir yörüngeye sahip olan Merkür özelinde genel görelilik , elipsin uzun ekseninin güneşin etrafında yaklaşık on bin yılda bir derecelik bir oranda dönmesi gerektiğini öngörür. Bu etki küçük olmasına karşın 1915’ten önce tespit edilmiş olması Einstein’ın kuramının ilk doğrulamalarından biri olmuştur. Son yıllarda diğer gezegenlerin yörüngeleri radarla ölçülerek Newton’cu öngörülerden Merkür’dekinden de küçük değerdeki sapmalar tespit edildi ve elde edilen sonuçlar genel göreliliğin öngörüleriyle uyumlu çıktı.

Not: Newton’cu kütleçekim kavramının ne olduğunu bir sonrakı yazıda anlatacağım.

Işık ışınları da uzayzamanda en kısa yolu izlemek zorundadır. Burada da uzayın eğri olması gerçeği, ışığın artık uzayda doğrusal bir çizgi izleyerek hareket etmeyecek biçimde görünmesi anlamına gelir. Dolayısıyla genel görelilik , ışığın kütleçekim alanları tarafından bükülüyor olması gerektiğini öngörür. Örneğin kuram güneşin kütlesi yüzünden güneşin yakınındaki noktaların ışık konilerinin hafif bir biçimde içe doğru büküleceğini öngörür. Bu uzak bir yıldızdan gelerek güneşin yanından geçen bir ışığın yolundan küçük bir açıyla sapacağı ve yıldızın dünyadaki bir gözlemciye olduğundan farklı bir konumda gözükeceği anlamına gelir. ( Aşağıdaki Şekil Bunu Açıklıyor )

11040283_10153165057861000_423932362_n

Elbette yıldızın ışığı her zaman güneşin yakınında geçmişse , ışığın sapıp sapmadığını veya yıldızın gördüğümüz yerde olup olmadığını söylememiz olanaklı olmaz. Öte yandan dünya güneşin etrafında dönerken farklı yıldızlar güneşin arkasından geçiyor ve ışıkları sapmaya uğruyor gibi görünür. Bu yüzden bu yıldızlar diğer yıldızlara göre görünen konumlarını değiştirmektedir.

fig9-bend-light

[su_youtube url=”https://youtu.be/GKmGJFI-dIM” width=”640″ height=”360″ class=”Astronomi”]”Solar Impulse 2″ adlı uçak, gece ve gündüz tek damla benzin kullanmadan 40 bin kilometrelik Dünya’nın etrafından dönecek.[/su_youtube]

Bir sonraki yazımızda  ışığın kütlesi yoksa nasıl kütleçekime maruz kaldığını ve newton kütleçekimini ele alacağım.  Sevgiyle kalın…

Kaynak : Zamanın Kısa Tarihi Sayfa: 47, 48

Hakkında Burak Çankaya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

ChatClick here to chat!+
zzsdc