Beraberinde Ölümü Getiren Bazı Tarikatlar

Umay Rana Usta
Beraberinde Ölümü Getiren Bazı Tarikatlar

UYARI: Birazdan okuyacağınız içerik bu tür konularda hassasiyete sahip bireyler için sakıncalı olabilir. Yazının amacı okuyucuları bu konu hakkında bilinçlendirmektir.

Yeryüzü, İntihar Tarikatları başlığı altında sayısız ölüme şahit olmuştur. Bu tarikatlar genellikle sessiz, sakin, düzgün gibi kelimelerle nitelendirilen kişileri bünyesine alırken, varlıklı kesimden de birçok üyeyi kabul etmiştir. Zamanın ünlü yönetmenleri, oyuncuları, akademisyenleri ve iş adamlarının bazıları bu tarikatlarla işbirliği içerisinde olarak isimlerini yılların dahi silemeyeceği kara bir lekeye bulaştırmışlardır. Tarikatların ortaya çıkardığı Yeni Din Hareketleri oluşumuyla birlikte akıllara tek bir soru gelmiştir; ”Bu hareketlere yönelen ve üye olan insanlar gerçekten din mi değiştirdi, yoksa beyinleri mi yıkandı?”

Tarih; dinsel gerekçelerle işlenmiş sayısız şiddet, vahşet ve katliama, dinleri ve mezhepleri farklı olan insanların birbirlerini yok etmeye çalıştıkları, Tanrı adına kan döktükleri sayısız şiddet olayına tanıklık etmiştir. Çünkü tarihin farklı dönemlerinde şiddet eylemlerine karışan ve bu eylemlerini dini referanslarla meşrulaştıran dini gruplar daima var olmuştur. Yine 20. yüzyılın ikinci yarısında, yeni dini eğilimlerin yanı sıra din referanslı şiddet ve terör eylemleri de yükselişe geçerek dünya gündemine oturmuştur. Ayrıca, 20. yüzyılın son çeyreğine damga vuran şiddet olayları arasında yer alan, 1950’den sonra ortaya çıkarak 1970’li yıllardan itibaren tüm dünyada yaygınlık kazanan Yeni Dini Hareketler (YDH) denilen dini oluşumların gerçekleştirdikleri baskı, zulüm, beyin yıkama, adam kaçırma, cinayet, suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de siyasal, sosyal, kültürel ya da ekonomik sonuçlar vermiştir.Temel motivasyonu ne olursa olsun başvurulan şiddeti meşrulaştırmada dini inanç ve farklılıkların önemli bir işlev gördüğünü bir kez daha gözler önüne sermiştir (İnanç Uğruna Ölme / Öldürme: Yeni Dini Hareketler ve Şiddet*, Emine Battal.) Yeni Din Hareketleri olgusu bireyleri kendi rutin yaşantılarından koparıyor, sahip oldukları ailelerinden ayrılmak zorunda bırakıyor ve asla geri dönülemeyecek noktalara getirip ölüme terk ediyor. Bu tarikatların en popüler olanlarını size detaylıca anlatmak istiyorum.

GÜNEŞ TAPINAĞI TARİKATI (ORDRE DU TEMPLE SOLAİRE)

Ordre du Temple Solaire (OTS), bilinen adıyla Güneş Tapınağı; İsviçre merkezli olan ancak aktifliğini Kanada’da sürdüren bir tarikattır. Kurucuları Doktor Luc Jouret ve Joseph di Mambro bu tarikatı 1984 yılında kurdu. Tarikatın kuruluş amacı insanlığı Tanrının oğlu olarak adlandırdıkları İsa’nın ikinci gelişine hazırlamaktı lakin her kuruluş gibi onlar da amaçlarından saptı (Belki de bu gösterilen amaçtı, burası tamamen muallak.) Tarikatın 1989 yılında 442’den fazla üyeye sahip olduğu düşünülüyor. Veriler bu tarikatın İsviçre’de 90, Fransa’da 187, Kanada’da 86, Martinik, ABD ve İspanya ülkelerinde de toplam 53 üyesi vardı. Bu tarikat diğerlerinin aksine içkiye ve tütüne son derecede karşıydı. Tarikat üyeleri birbirlerine ‘Kardeş’ diye hitap ediyordu ve kendilerini bir an bile düşünmeden feda ediyordu. UFO’lara olan inançlarının yanı sıra dünyaya başka gezegenden gelen melekler olduklarına dair inanışlara sahiplerdi. Tarikat kendi içinde gruplara ayrılmıştı ve her grubun başkanlarının Proxima isimli bir gezegenden UFO’lar aracılığıyla bilgiler aldıklarına inanılıyordu. Bunun sebebiyse kıyamet gününde uzaylıların birer melek olan tarikat üyelerini mahşer gününün gazabından kurtaracağı inanışı idi. O yıllardaysa varlıklı tarikat üyelerinin mahzenlerinden hologram teknolojisini yansıtan cihazlar çıktı.

1994’de Güneş Tapınağı Tarikatı kendini tamamen ele verdiği bir olay ile tüm kamuoyuna duyuruldu. Hatta bu olay ve tarikat üzerine belgeseller bile çekildi. Olay ise şöyle; İsviçre’nin Cheiry kasabasındaki bir çiftlik evine yangın ihbarı üzerine gelen polisler, Güneş Tapınağı sembolleriyle döşenmiş bir yeraltı şapelinde 48 yetişkin ve birçok çocuğu başlarından vurulmuş şekilde bulmalarıyla dehşete düştüler. Ritüel kıyafetlerinin içinde bulunan insanların elleri de dua pozisyonunu almıştı. Ölenler arasında kurucular Doktor Luc Jouret ve Joseph di Mambro da bulunuyordu. İncelemeler sonucunda elde edilen verilere göre dini ritüellerden sonra ya başlarından vurularak ya da yakılarak ölüyorlardı ve bu ölümler toplu halde gerçekleşiyordu. Üzerlerinde ritüel kıyafetleri ve boyunlarında ise iki başlı kartalın olduğu madalyonlar bulunuyordu.

Yangından sonra çiftlik evinin hali.

Şimdi ise sıra hakkında en fazla komplo teorileri üretilen ve en yoğun ilgiye sahip olan tarikatta.

HALKIN TAPINAĞI (PEOPLE’S TEMPLE)

James Warren “Jim” Jones (13 Mayıs 1931 – 18 Kasım 1978) Lynn, Indiana’da dünyaya geldi. Babası Ku Klux Klan ( 4 Aralık 1865’te ABD’nin Tennessee eyaletinde kurulan, göçmen ve siyahi karşıtı, beyaz üstünlükçüsü bir gizli örgüt) üyesiydi. Eğitimini burada tamamladı. 1950’li yıllarda vaiz oldu. 1955’te The People’s Temple of the Disciples of Christ Tarikatı kuruldu.

Kendi kilisesine para toplayabilme adına ev ev dolaşıp evcil maymun sattı. Sonraları kilise büyüdü ve People’s Temple adını aldı. Tarikat üyelerinin toplantıları kilisede olmasına rağmen halka kapalı bir şekilde yapılıyordu. Dolayısıyla halk, üyelerin toplantılarını ve içeride neler olup bittiğini merak ediyordu. Üyeler artınca bu ilgi de arttı. Jones itibar kazandı ve ülke çapında Hristiyan birliklerinde önemli görevler aldı. İnsan Tapınağı, siyahilere ve beyazlara karşı uyguladığı eşit tavırla diğerlerinden farklıydı. Bu yüzden birçok siyahi Amerikan vatandaşı tarikata üye oldu. Tarikat üyesi kazanmak için uyguladığı başka bir yol ise insanları kendisinde mucizevi özellikleri olduğuna inandırmasıydı. Söylenenlere göre bir vaazı sırasında tekerlekli sandalyeye mahkum bir kadını iyileştirmiş, kanser hastası birkaç kişinin de tümörlerini çıkarmıştı. Elbette bunlar üyeleri etkilemek için yaptığı şovlardan başka bir şey değildi. Çünkü hiç kimse tekerlekli sandalyedeki kadının Jim Jones’un gösteri için önceden anlaştığı sekreteri, çıkardığını iddia ettiği tümörlerin de tavuk ciğeri olduğunu bilmiyordu. Jones’un bu yaptıklarıyla üyeler ve diğer insanlar Jones’un mucizevi özellikleri olduğuna inandı ve bunun sayesinde tarikatına birçok yeni üye kazandırdı. Üyeler Jones’a ”Baba” diye hitap ediyordu. Jones onlar için ilahi bir varlık, bir babaydı. Üyeler bu yeni din hareketinin toplumun problemlerini çözeceğine dair bir inanca kapılmış giderken ana akım olan Hristiyanlıktan uzaklaştılar. Jones’un sonradan ortaya çıkarak medyaya yansıyan yüksek dozdaki zararlı madde kullanımları ve daha birçok olay bile üyelerin gözündeki ”İlahi, Baba, Kurtarıcı” gibi sıfatları bozamadı.

1977’de People’s Temple, Guyana’da ormanın içinde bir araziye taşındı. Taşındığı bu alana ”Jonestown Kasabası” dedi. Jones üyeler arasında iş bölümü yaparak herkese bungalovların inşasında, tarım alanında, çiftlik hayvanlarının bakımında veya gündelik işlerde görevler verdi. Kasabanın her yanına Jones’un telkinlerini ve emirlerini iletmek üzere hoparlörler yerleştirildi. Jones’un paylaştığı sözde amacı burada tarikatıyla komünal bir yaşam sürüp medyanın ve halkın artan ilgisinden uzak kalmaktı. Fakat kasaba yaşamına geçince işler değişti. Jones, ağırlaşan madde bağımlılığını gizlememeye başladı. Üyelerine sık sık toplu intihar provaları yaptırıyordu. Bu suikast törenlerini çeşitli durumlardan önce kendilerini ahlaksızlıklardan kurtarmak amacıyla düzenliyordu. Grup üyelerinin dış dünyayla tüm bağlantılarını kesmişti. Grubun inanışına göre yakın bir zamanda bir vahiy yayılmıştı ve Ku Klux Klan tarafından yayılan söylentiye göre Los Angeles ile San Fransisco’da bir deprem olacak, bu kentler yerle bir olacaktı.

Jonestown Kasabası ve Gerçek Yüzü

Tarikat mensuplarının yakınları dernekler oluşturup Jonestown’da insan hakları ihlalleri yapıldığını iddia edip bölgeyi ziyaret etmek için Leo Ryan ve ekibini göndermeyi başardılar. Leo Ryan ve ekibi 17 Kasım 1978’de Jonestown’a gitmek üzere yola çıktı. Ekip Jonestown’a vardığında ve kasabada geçirdiği zaman diliminde her şey normal gözüküyordu. Ancak ertesi gün üyelerden 15 kişi ekibe artık kasabadan kalmak istemediklerini ve onlarla birlikte geri dönmek istediklerini söyledi. Jim Jones, buna sert bir şekilde karşı çıktı ve ayrılmak isteyenleri ölümle tehdit etti. Böylece telkinler, yalandan mucizeler ve göz boyamalarla kandırılmış insanların bir kısmı uyanışa geçti.

18 Kasım 1978 akşama kadar olan zaman diliminde siyanürlü içecekler hazırlattı. Bu günün akşamı Jim Jones son vaazında tarikat üyelerine bir vaaz verdi. Bu vaazda çocuklarına siyanür enjekte ettikten sonra siyanürlü içecekleri içmelerini emrederken şu cümleleri sarf ediyordu: “Evlatlarım, ölümde büyük bir şeref vardır. Bu, ölecek olan herkes için büyük bir gösteri. Ölümden korkmayın, ölüm yalnızca farklı bir boyuta adım atmak gibi.” Hristiyanlık gereği intihar etmenin günah olduğunu düşünen bazı tarikat üyeleri bunun yanlışlığını dile getirerek isyan etti. Bunun üzerine Jim Jones “Biz intihar etmiyoruz, biz insanlık dışı dünya şartlarını devrimci bir protestoyla kınıyoruz” dedi. Yüzlerce üye, hiç tereddüt etmeden önce çocuklarını, sonra kendilerini öldürdü. Kaçma teşebbüsünde bulunanlar ya diğer üyelerce intihara zorlandı ya da ateşli silahlarla vurularak öldürüldüler. 19 Kasım sabahı helikopterle olay yerine gelen basın ekibi tüm bu olanlardan habersizdi. Kasabanın dört bir yanına dağılmış 250’ye yakını çocuk 900’den fazla cesedi görünce şok oldu. Kısa sürede olay yerine gelen inceleme ekipleri siyanürlü içeceklerin ve enjektörlerin hazırlandığı bölüme ulaştı. Cesetler üzerinde yapılan incelemeler sonucu çoğunun ölüm nedeninin siyanür zehirlenmesi olduğu, geriye kalanların ise ateşli silah yaralanması sonucu öldüğü tespit edildi. Jim Jones ise koltuğunda kendi silahıyla başına ateş ederek intihar etmişti. İstatistikler sonucu katliamda hayatını kaybeden üyelerin %68’inin siyahi olduğu tespit edildi. Edinilen bilgilere göre tarikat için ırkçılığa ve ayrımcılığa maruz kalmış, toplumdan soyutlanmış kişiler hedef seçilmişti. Bölgede yapılan detaylı araştırmayla 870 pasaport ele geçirildi. Katliamda 900’den fazla kişinin öldürülmüş olduğu hesaba katıldığında, 40 kadar bebeğin Jonestown’da dünyaya geldiği tespit edildi. Evlerde yapılan aramalar sonucu ise tarikat üyelerine ait pek çok günlük ve intihar notu da bulundu. Yazılanlara göre üyeler, Leo Ryan öldürüldükten sonra intihara zorlanmış ve eğer intihar etmezlerse askerlerin onları öldüreceğine inandırılmıştı.

Ama Kurtulanlar Oldu!

Tarikat üyelerinden bazıları katliamdan kurtulmayı başarmıştı. Kurtulanlardan 79 yaşındaki işitme engelli Grover Davis, intihar anonslarının yapıldığını duymadığı için olaylardan habersiz, kulübesinde uyuyordu. Uykusundan uyandığında olanlara anlam verememiş ve kaçmıştı. Stanley Clayton ise kasaba sınırındaki silahlı güvenliği atlatmayı başararak ormana kaçmış ve böylece o da katliamdan sağ kurtulmuştu. Bu olay ise yakın tarihin en büyük kitlesel intiharı olarak tarihe geçti. 2006 yılında Jonestown: The Life and Death of Peoples Temple adıyla belgesel oldu. 2013 yılında The Sacrament adıyla vizyona giren filmde toplumdan soyutlanarak bir ormanda yaşayan “Cennet Tarikatı”nın hikayesi anlatılıyor. Filmde isimler değiştirilmiş olsa da açıkça Jonestown katliamını anlatıyor ve Jonestown’a gönderme yapılıyor.

Kurtulan iki birey: Grover ve Stanley

Soruşturmanın tamamlanmasının ardından FBI, Jim Jones’un son vaazının ses kaydını internette yayımladı. Özellikle kaydın sonlarına doğru ağlayan çocukların ve bağıran insanların sesi çok net duyuluyor.

(Hassas bireylerin ve küçük yaştaki kişilerin dinlememesi önemle rica olunur.)

Yazarın Yorumuyla Sonuç

Dünya üzerinde en medeni toplumda da yaşasanız böyle gruplarla karşı karşıya kalacaksınız. Bu yazıyı insanları bilinçlendirmek adına yazdığımı en başta belirtmiştim. Eğer bizler bu tür konularda bir bilince varırsak, bu olayların gelecekte yaşanmasını engellemek için ilk adımı atmış oluruz. Sapkınlıklarla dolu bu tarikatlar hangi amaçla ve hangi nedenlerle var olursa olsun tehlike arz etmektedir. Eğer çevrenizde yukarıda anlattıklarıma benzer olaylar fark edecek olursanız, hiçbir tanıdığınıza haber vermeden en yakın emniyet kurumuyla iletişime geçmelisiniz. Sizler için aşağıya ülkeler ve acil durum numaralarının bulunduğu listenin linkini bırakıyorum:
http://www.seyahatsagligi.gov.tr/Site/AcilDurumNumaralari

Sizlere Arthur Schopenhauer’un bir sözüyle veda etmek istiyorum:

”Aklın buyruğuna girmeden, yaşamın kötülüklerine karşı başarı kazanılamaz.”

Arthur Schopenhauer

Aklın ve bilimin yolundan hiç ayrılmayın!

Sevgi ve saygılarımla…

Yazan/Derleyen: Umay Rana Usta

Düzenleyen: Şule Selçuk

KAYNAKÇA:

1.http://www.seyahatsagligi.gov.tr/Site/AcilDurumNumaralari

2.https://books.google.com.tr/books?hl=tr&lr=&id=igdlDwAAQBAJ&oi=fnd&pg=PP1&dq=people%27s+temple&ots=Eh4ZAFdePi&sig=32HJ4wjpZmZStPHsOxHBUAt8W1k&redir_esc=y#v=onepage&q=people’s%20temple&f=false

3.https://jonestown.sdsu.edu/wp-content/uploads/2013/10/newWestart.pdf

4.https://www.jstor.org/stable/1385862?seq=1#page_scan_tab_contents

5.https://dergipark.org.tr/download/article-file/583177

6.https://academic.oup.com/socrel/article-abstract/40/4/315/1612729

7.https://insanvetoplum.org/content/6-sayilar/11-6-1/1-m0143/emine.battal.pdf

8.https://search.proquest.com/openview/8c313ab1ae618d60b92c52c9e94fbe4d/1?pq-origsite=gscholar&cbl=2045789

9.https://web.a.ebscohost.com/abstract?direct=true&profile=ehost&scope=site&authtype=crawler&jrnl=13079581&AN=97125177&h=VWyG%2fbbC3CPsEqGE8pv5qV0yEU0SzF6rLY0vyrYRhjUFJmWd8glucjz5pdohuqZ05G2skd5iC8dTiw1etdN0%2bw%3d%3d&crl=c&resultNs=AdminWebAuth&resultLocal=ErrCrlNotAuth&crlhashurl=login.aspx%3fdirect%3dtrue%26profile%3dehost%26scope%3dsite%26authtype%3dcrawler%26jrnl%3d13079581%26AN%3d97125177

10.https://www.dunyadinleri.com/dunya-dinleri/toplu-intihar-eden-tarikatlar/oku_insan-tapinagi-peoples-temple

11.https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/jonestown-katliami-90?zydqnahvqxbmfbtm

12.https://onedio.com/haber/tarihten-tuyler-urperten-15-sok-edici-toplu-intihar-vakasi-711552

13.https://www.kultursayfasi.com/9f-3-cennetin-kapisi-tarikati

14.https://www.dunyadinleri.com/tr-TR/dunya-dinleri/toplu-intihar-eden-tarikatlar/oku_insan-tapinagi-peoples-temple

15.https://www.dunyadinleri.com/tr-TR/dunya-dinleri/toplu-intihar-eden-tarikatlar/oku_gunes-tapinagi-solar-temple

16.https://www.dunyadinleri.com/tr-TR/dunya-dinleri/toplu-intihar-eden-tarikatlar/oku_cennetin-kapisi-heaven-s-gate-tarikati

17.https://www.youtube.com/watch?v=OkookcrAnSE&has_verified=1

18.https://listelist.com/gunes-tapinagi-tarikati/

Bu içeriğe emoji ile tepki ver
5 kullanıcı tepki verdi
Dil bölümü öğrencisi olan Umay Rana Usta, sitenin bir zamanlar seslendirmenliğini ve editörlüğünü yapmıştır ancak şu an görevine yazar olarak devam etmektedir. Kadın Bilim isimli internet sitesinin eski yazarı ve editörü olan Umay Rana Usta, İngilizce'de C2 seviyesine sahip olmakla birlikte, orta seviye Almanca ve giriş düzeyi İspanyolca bilmektedir. Future Science Team oluşumunun aktif üyesi ve Bilim Virüsü isimli topluluğun gönüllüsüdür. Bilimin her alanıyla yakından ilgilenmekte ve sanatla da uğraşmaktadır.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Benzer yazıları okuyabilirsiniz.
0 Yorum
Yorumları okuyabilir ve cevaplayabilirsiniz.

Yorum Yazın
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlendi.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.