Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Kimya / Antidepresanlar Nasıl Çalışır?

Powered by free wordpress themes

Antidepresanlar Nasıl Çalışır?

Eğer tedaviye dirençli depresyonunuz varsa antidepresan ilaçları denemiş olabilirsiniz. O halde SNGİ, SSGİ, ve MAOİ’lerini biliyor olmalısınız; Ama bu ilaçların gerçekten nasıl yardım ettiğini biliyor musunuz?

Eğer bilmiyorsanız yalnız değilsiniz, işin doğrusu uzmanlar bile hala antidepresanların nasıl çalıştığını bilmiyor. Dahası beynin bile tam olarak nasıl çalıştığını bilmiyoruz.

Eğer tedaviye dirençli bir depresyona sahipseniz bilmeniz gereken en önemli şey ilaçların çoğu zaman yardım edebildiğidir .

articlelarge

Antidepresanları Anlamak: Temel Beyin Kimyası

Eğer antidepresanları magazinlerden, gazetelerden, veya internet üzerinden okuduysanız depresyonun sıklıkla “kimyasal dengesizlik” veya “serotonin eksikliği” olarak açıklandığını görmüşsünüzdür. Bu ne yazık ki bu kadar basit değil. Depresyonun nedenini ve beyni nasıl etkilediğini, antidepresanların da bu semptomları nasıl hafiflettiğini hala tam olarak bilmiyoruz. Birçok araştırmacı antidepresanların faydalarının kökünün belirli Beyin devrelerini ve beyinde bir sinir hücresinden diğerine sinyalleri ulaştıran kimyasalları (nörotranssmitterlerin) etki biçimine bağlıyor. : Bu kimyasallar, serotonin, dopamin, ve endorfin’i içerir. Antidepresanlar çeşitli şekillerde nörotranssmitterlerin nasıl davrandığını etkileyebiliyor. : Geri Alım İnhibitörleri: SSGİ,SNGİ ve NDGİ En çok reçete edilen antidepresanlardan biriside geri alım İnhibitörleridir.

Peki nedir bu geri alım?

Nörotranssmitterlerin sinir hücreleri arasında iletişimi sağlamak için salınmasından sonra sinir hücrelerine geri emilmesi doğal bir süreçtir. Geri alım bunun olmasını engeller. Nörotranssmitterlerin emilmesi yerine boşlukta (sinapsta) kalmasını sağlar (en azından geçici olarak) Peki faydası nedir?

Temel teori şu şekilde gider: Nörotranssmitterlerin miktarını yüksek tutmak, sinir hücreleri arasındaki iletişimi geliştirebilir/düzeltebilir ve beyindeki ruh halini dengeleyen devreleri güçlendirebilir. Değişik türdeki geri alım İnhibitörleri değişik nörotranssmitterleri hedefler.

Bunların üç türü vardır:

Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörleri (SSGİ): Sıklıkla reçete edilen antidepresanlardır. Bunlar; celexa, lexapro, luvox, paxil, prozac, ve zolofttur. : Bir başka ilaç Symbyax GİD tarafından, özellikle tedaviye dirençli depresyon için onaylanmıştır. SSGİ antidepresanı olan prozac ve bipolar bozukluk ve şizofreni için onaylanan zapine, abilify, seroquel ve brexpiprazol’un birleşimidir. Ayrıca doktorlar sıklıkla diğer ilaçlarında tedaviye dirençli depresyon için kullanırlar. Viibryd ve Brintellix serotonini etkileyen en yeni antidepresanlardandır.

Serotonin ve Nöroepinefrin Geri Alım İnhibitörleri (SNGİ): Yeni antidepresan türünden birisidir. Adından da anlaşılacağı üzere Serotonin ve Nöroepinefrin Geri Alımlarını bloklar. Bunlar; Cymbalta, Effexor, Khedezla, Fetzima ve Pristiq’i kapsar.

Noroepinefrin ve Dopamin Geri alım İnhibitörleri (NDGİ): Bu da bir başka geri alımdır, ancak tek bir ilaçla sürülür; Wellbutrin. Nöroepinefrin ve Dopamin Geri Alımını etkiler. Diğer Antidepresanlar: Trisiklik ve SAGİ *Trisiklikler ayrı bir grup antidepresanlardır. Asendin, Ludiomil, Mazanor, ve Remeron ilaçlardır. Remeron Nörotranssmitterleri etkilese de aynı şekilde geri alımı engellemez. Bunun yerine nörotranssmitterleri sinirlerdeki belirli reseptörlere bağlandırmaktan alıkoyar. Çünkü Nöroepinefrin ve Serotonin reseptörlere bağlanmaz, sinir hücreleri arasında alan yaratırlar. Bunun sonucunda nörotranssmitter seviyesi/sayısı yükselir.

Serotonin Antagonisti ve Gerialım İnhibitörü (SAGİ): Bunlar iki yönden davranırlar. Serotonin gerialımını engellerler. Ayrıca sinapslardan salgılanan serotonin partiküllerini istenmeyen reseptörlere bağlanmaktan alıkoyarlar ve bunun yerine onları sinir hücrelerinin ruh halini daha iyi yönetmesi için diğer reseptörlere yönlendirir. Örnekler; Nefezodone ve Trazodone’ı içerir. Eski Antidepresanlar: Trisiklikler ve MAOİ: Bu ilaçlar depresyon için ilk kullanılan ilaçlardandı. İşe yaramalarının yanı sıra ciddi yan etkiler (özellikle aşırı dozda) yapabiliyorlardı. Bugün doktorlar bu ilaçları sadece daha iyi tolare edilebilir olan ilaçlar işe yaramadığında kullanırlar. Trisiklikler ve MAOİ’leri teşhisi daha yeni koyulan hastalar için iyi bir müdahale(tedavi yolu) değildir. Ancak bazen tedaviye dirençli depresyonu ya da depresyonun belirli türlerinde (mesela Anksiyete ve depresyon)’u olan hastalarda yardımcı olabilirler.

Trisiklik Antidepresanlar (TSA’lar): Bunlar, Elavil, Nörpramin, Pamelor, ve Tofranil’i içerir. Gerialım inhibitörleri gibi, serotonin ve epinefrini sinapslardan salgılandıktan sonra sinir hücrelerinde emilmesini engeller. Yan etkileri yüzünden doktrunuz periyodik olarak kan basıncınıza, EKG’nize bakabilir ya da trisikliklerin seviyesine bakmak için kan testleri yapabilir. Bu ilaçlar kalp problemi olan hastalar için uygun olmayabilir.

Monoamino Oksidaz İnhibitörleri (MAOİ): Bunlar, Emsam, Marplan, Nardil, ve Parnate’yi içerir. Bu ilaçlar biraz daha farklı işler. Monoamino oksidaz’ı dopamini, serotonini ve epinefrini kıran doğal bir enzimdir. MAOİ’ler bu enzimin etkilerini bloklar. Bunun sonucu olarak nörotransmitterlerin seviyelerinde artış olabilir. Bunun dezavantajı ise , MAOİ’ler aynı zamanda enzim sayesinde vücudun metabolize olan diğer ilaçları kırma yetisini engeller/kaybettirir ve yüksek kan basıncı riskini yükseltir. MAOİ’ler aynı zamanda serotonini yükselten diğer ilaçlarlada kullanılmamalıdır. (migren veya diğer antidepresanlarla) Çünkü serotonin sendromu denilen etkiye sebep olunabilir ki bu ölümcül olabilir. gettyimages-84955551-antidepressant-linda-braucht-opener

Hatırlatmakta fayda vardır ki antidepresanlar hakkında düşündüklerimiz hala kuramsaldır. Depresyonun oluşması için düşük seviyede serotonin mi yoksa diğer nörotransmitterlerin mi ”gerektiğini”, veya da bunların yüksek seviyesinin mi problemi çözeceğini henüz bilmiyoruz. Beyin kimyası hakkında ”dengeli” yada ”dengesiz” demek için yeterince bilgiye sahip değiliz. Antidepresanların bilinmeyen etkilerinin olması gayet olasıdır. Bunlara diğer olası konulara eklenebilir, mesela düzenlenen genlerin sinir hücresi büyümesi ve işlemesini kontrol etmesi gibi. Bunlar kulağa pek güven verici gelmeyebilir, özellikle antidepresan kullanıyorsanız, ama şunu düşünün, biz onların tam olarak nasıl çalıştığını bilmesek de onların işe yarayabileceğini biliyoruz. Yapılan çalışmalar antidepresanların bir çok hastaya iyileşmesi için imkan verdiğini gösteriyor. Ve bu da oldukça önemlidir.

Çeviri ve Düzenleme: Doğa D.

Kaynak: http://www.webmd.com/

Hakkında Doğa D.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir