Bilimsel Bir Makale Nasıl Okunur?

Şule Selçuk
Bilimsel Bir Makale Nasıl Okunur?

Adam Ruben’in bir bilimsel makaleyi okumanın zorlukları ve sıkıntılarına ilişkin ironik köşe yazısı Science Careers dergisi okurları arasında geniş çapta bir yankı uyandırdı. Birçoğunuz, bilimsel literatürden nasıl anlam çıkaracağınız konusunda daha fazla (ve daha ciddi) tavsiye istemeye geldiniz. Bu yüzden, farklı kariyer aşamalarındaki ve alanlardaki bir düzine bilim insanına bunu nasıl yaptıklarını sorduk. Bilimsel makaleleri okumanın tecrübe ile kolaylaştığı açık olmasına rağmen, zorlukları gerçektir ve kendilerine en uygun teknikleri belirlemek ve uygulamak bilim insanlarının elindedir. Cevaplar kısa ve net olarak düzenlenmiştir.

Kaynak:https://askabiologist.asu.edu/explore/anatomy-of-an-article

Makale okurken nasıl bir yol izliyorsunuz?

Makale özetini okuyarak başlarım. Daha sonra, giriş kısmına göz gezdiririm ve şekillere atlarım. En önemli bir ya da iki şekli tanımlamaya çalışırım ve gerçekten anlatılmak istenileni anladığımdan emin olurum. Sonra sonucu / özeti okurum. Sadece bunları yaptıktan sonra, kafamdaki tüm soruları netleştirmek için teknik detaylara tekrar dönerim.

Connecticut, Middletown’daki Wesleyan Üniversitesi’nde astronomi dalında yüksek lisans adayı Jesse Shanahan

İlk önce makale özetini ve sonuçları okuyarak genel bir fikir edinirim. Sonuçlar, makale özetindeki amaca ulaşılıp ulaşılmadığını ve açıklanan çalışmanın kendi çalışmam için ilgi çekici olup olmadığını anlamama yardımcı oluyor. Ayrıca, her zaman bir makale hakkında ilk izlenimi edinmeme yardımcı oldukları için grafiklere/şekillere bakarım.Sonra yazarların iletişim kurmak istediği sırayı takip edebileyim diye bölümleri sıralandıkları haliyle takip ederek makalenin tamamını baştan sona okurum.

Makale okumayı verimli bir egzersize dönüştürmek istiyorsanız, ilk önce ne tür bilgilere ihtiyaç duymanız gerektiği konusunda net bir fikre sahip olmanız ve daha sonra o konuya odaklanmanız gerekir. Bu egzersizler sonuçlarınızı yazarlar tarafından sunulanlarla karşılaştırmak, kendi analizinizi bağlamın içine koymak veya yeni yayınlanan verileri kullanarak makaleyi genişletmek olabilir. Atıf listeleri, sizin gibi benzer araştırmalar yapan meslektaşlarınızın bu makaleyi nasıl kullandıklarına dair ilk izleniminizi vererek, makalenin neden sizinle alakalı olacağına karar vermenize yardımcı olabilir.

– Cecilia Tubiana, Almanya, Göttingen’deki Max Planck Güneş Sistemi Araştırma Enstitüsü’nde bilim insanı

Sadece ana noktaları öğrenmeyi hedefliyorsam, makale özetini okurum, şekillere bakarım ve önemli noktalar için tartışma kısmını tararım. Bence şekiller makalenin en önemli kısmıdır. Çünkü makalenin özeti ve ana gövdesi ilgi çekici bir hikaye anlatmak uğruna manipüle edilebilir ve şekillendirilebilir. Sonra tam olarak anlamadığım herhangi bir şey olunca, yöntem (metot) kısmına yönelirim.

Makalede daha derine inmek istersem, genellikle bütünüyle okurum ve daha sonra bu gruptan veya aynı konuyla ilgili önceden yazılmış diğer makalelerden birkaç tane okurum. Özellikle ilginç veya tartışmalı bulduğum bir ifadeden sonra bir referans varsa, bunu da araştırırım. Daha fazla ayrıntıya ihtiyacım olursa, sağlanan veri depolarına veya tamamlayıcı bilgilere erişirim.

Daha sonra yazarların araştırması benimkine benziyorsa, ilgili verilerinin bulgularımızla eşleşip eşleşmediğini veya herhangi bir tutarsızlık olup olmadığına bakarım. Eğer bir tutarsızlık varsa onlara neyin sebep olmuş olabileceğini düşünürüm. Ek olarak, yaptıklarımızla aynı yöntemleri kullansaydık ne olurdu ve bundan ne öğrenebilirdik diye düşünürüm. Bazen, yazarların neden belirli bir yöntemde deney yapmaya karar verdiğine dikkat etmek de önemlidir. Yazarlar rutin analizler yerine belirsiz testler mi kullandılar ve neden bunu yaptılar?

Jeremy C. Borniger, Columbus Ohio Eyalet Üniversitesi’nde Sinirbilim Doktora Adayı


Jeremy C. Borniger/Kaynak:
https://ngsp.osu.edu/people/jeremy.borniger

Her zaman başlık ve makale özeti ile başlarım. Bu bana ilgi duyduğum bir makale olup olmadığını ve hem bilimsel hem de dilsel olarak gerçekten anlayıp anlayamayacağımı gösterir. Daha sonra girişi okurum, böylece üstünde durulan soruyu anlayabilirim ve verilerle ilgili bir fikir edinebilmek için şekil ve tablolara atlarım. Daha sonra, makalenin genel bilgi tabanına nasıl uyduğu hakkında bir fikir edinmek için tartışma kısmını okurum.

Sınırlamaların kabul edilmesine ve verilerin doğru çıkarımına dikkat ederim. Bazı insanlar iddialarını diğerlerinden daha fazla öne sürüyor ve bu benim için bir sorun olabilir. Ayrıca çalışma tasarımının incelenen hipotezleri test etmek için yeterli olduğundan emin olmaya çalışabilmek için epidemiyolog gözüyle okurum.

Argüman çerçeveleme, figürler ve tartışma kısımlarına derinlemesine girdiğimde, hangi parçaların heyecan verici ve yeni olduğunu, hangilerinin biyolojik veya mantıksal olarak uygun olduğunu ve hangilerinin literatür tarafından en çok desteklendiğini düşünürüm. Ayrıca hangi parçaların önceden var olan hipotezlerime ve araştırma sorularıma uyduğunu da düşünürüm.

Kevin Boehnke, Ann Arbor’daki Michigan Üniversitesi’nde çevre sağlığı bilimlerinde doktora adayı

Okuma stratejim makaleye bağlıdır. Bazen ne kadar alakalı olabileceğini görmek için makaleye göz gezdirerek başlarım. Makaleyi zaten tanıdık olan giriş kısmı dışında, dikkatlice okurum. Ancak, her zaman çok dikkat etmem gereken belirli yerler veya şekiller olup olmadığını anlamaya çalışırım ve sonra sonuçları ve tartışmadaki ilgili bilgileri okurum.

Ayrıca ilgimi çekebilecek referanslar olup olmadığını da kontrol ederim. Bazen, yazarların araştırmanın belirli yönlerini göz ardı etmeyi seçip seçmediklerini görmek için bu alanda kime atıfta bulunulduğunu- veya daha büyük olasılıkla bulunulmadığını- merak ederim. özellikle de sonuçların, yazarların referans almadığı alanın bölümleriyle ilgili ise veya genel hikayeyi yorumlamaları konusunda belirsiz veya yardımcı olmuyorlarsa ek şekiller gerçekte en merak uyandırıcı ve ilginç sonuçları sunarlar.

– Gary McDowell, Massachusetts, Medford’daki Tufts Üniversitesi’nde gelişimsel biyoloji doktora sonrası araştırmacı ve Boston College’da misafir öğretim üyesi

Makale okurken, sadece okuduğum her şeyi unutmak için gözlerimin sözcük dalgalarının üzerinden geçmesine izin veren değil, aksine aktif bir okuyucuyum. Örneğin, arka plan bilgilerini okurken, her makaleden belirli bir konu hakkındaki bilgilendirici cümleleri bir word belgesine kaydederim. Edindiğim yeni fikirler hakkında ya da daha fazla araştırmam gereken sorular hakkında yorum yazarım. Daha sonra tüm makaleyi yeniden okumak yerine sadece bu belgeyi okumam yeterli olacaktır.

Aynı şekilde, belirli bir deneyi nasıl yapacağımı bulmak istediğimde, Excel’de çeşitli araştırma ekiplerinin belirli bir deneyi nasıl yaptığını özetleyen kullanışlı bir tablo oluştururum.

Lina A. Colucci, Harvard-MIT Sağlık Bilimleri ve Teknolojisi programında doktora adayı


Lina A. Colucci / Kaynak: https://alum.mit.edu/slice/grad-life-why-mit-best-place-build-future-healthcare

Genelde özet ile başlarım, bu bana çalışmanın neyle ilgili olduğuna dair kısa bir fikir verir. Sonra tüm makaleyi okurum, sonuçları anlamadığım veya deneylere aşina olmadığım sürece yöntem/metot kısmını sona bırakırım.

Sonuç ve yöntem bölümleri, makalenin bilimsel doğruluğa uyup uymadığını anlamanıza izin verir. Her zaman yapılan deney türlerini ve bunların önerilen soruyu ele almak için en uygun deney olup olmadığını düşünün. Yazarların uygun ve yeterli sayıda kontrol ettiklerinden emin olun. Sonuçlar, sıklıkla önemlerini (anlamlılıklarını) sınırlayan sınırlı sayıda örneğe de dayanabilir.

Makalenin çıktısını almayı ve en ilgili bilgilerin altını çizmeyi seviyorum. Böylece hızlı bir şekilde yeniden gözden geçirirken ana noktaları hatırlayabiliyorum. En ilgili noktalar, araştırma konunuz hakkındaki düşüncelerinizi değiştiren veya size yeni fikirler ve yönlendirmeler veren şeylerdir.

Burnet Enstitüsü’ndeki HIV Nöropatojenez Laboratuvarı başkan yardımcısı ve Avustralya, Melbourne’deki Monash Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümünde araştırma görevlisi olan Lachlan Gray

Okumayı seçtiğim makale, araştırma alanlarıma ve çok fazla ilgi ve tartışma yaratan şeylere bağlı olur çünkü bunlar psikoloji ya da bilimi daha geniş ölçüye, yeni yönlere yöneltirler. Makalelerde olmasını istemediğim sorunlar en çok yöntem, metodoloji, deneysel tasarım ve istatistiksel analize ilişkin sorunlardır. Ve benim için en önemli bölümler yazarların ne yaptıkları (yöntem) ve ne bulduklarıdır (sonuç).

Yazarların niçin araştırma yapmayı düşündüklerini (giriş) ve sonuçların ne anlama geldiğini (tartışma) düşündüklerini anlamak da ilginç olabilir. Çok fazla bildiğim bir alan olduğunda, bu bölümleri pek umursamıyorum çünkü bunlar genellikle yazarların teorik tercihlerini ve yöntem ve sonuç bölümlerini düşünmenin birçok yolundan birini yansıtıyorlar. Ancak çok az şey bildiğim bir alan olduğunda, bunları dikkatle okurum çünkü o zaman bu araştırma alanındaki varsayımlar ve açıklayıcı yaklaşımlar hakkında çok şey öğrenirim.

 – Brian Nosek, Virginia Üniversitesi Psikoloji Bölümü profesörü ve Charlottesville’deki Açık Bilim Merkezi’nin yöneticisi


Brian Nosek/Kaynak: https://cos.io/about/team/brian-nosek-co-founder-and-executive-director/

İlk önce çok hızlı okurum. İlk okumanın amacı, makalenin benim için ilginç olup olmadığını görmektir. Eğer benim için ilginç ise, daha yavaş ve ayrıntılara daha fazla dikkat ederek ikinci kez okurum.

Makale araştırmam için hayati öneme sahipse- ve eğer teorikse- makaleyi yeniden şekillendiririm. Bu gibi durumlarda, sadece başlangıçta makaleden dayanak noktası alırım ve daha sonra makaleye bakmadan her şeyi kendi başıma yaparım. Bazen bu acı verici yavaş bir süreçtir. Bazen yazarlara yeterince net yazmadıkları, temel noktaları göz ardı ettikleri ve gereksiz saçmalıkların üzerinde durdukları için kızarım. Bazense bir makaleden çok etkilenirim.

Ulf Leonhardt, İsrail, Rehovat’taki Weizmann Bilim Enstitüsü’nde fizik profesörü


Ulf Leonhardt / Kaynak: https://wis-wander.weizmann.ac.il/space-physics/quantum-vacuum-effect-created-tank-water

Neredeyse her zaman ilk önce özeti okurum ve yalnızca özet makalenin benim için anlam ifade edeceğini gösterirse makaleyi okumaya devam ederim. Daha sonra, makalenin konusu iyi bildiğim bir konu ise, genel olarak giriş kısmını gözden geçiririm. Makalede ele alınmakta olan soruyu bildiğimden emin olmak için girişin son paragrafını okurum. Sonra şekillere ve tablolara bakarım, sonuçları okurum veya gözden geçiririm ve son olarak tartışma kısmını gözden geçiririm veya okurum.

Konu benim iyi bildiğim bir konu değilse, çalışmanın benim için bir bağlama oturması için genellikle giriş kısmını daha dikkatli okurum. Sonra şekilleri ve tabloları gözden geçirip sonuçları okurum.

– Charles W. Fox, Lexington, Kentucky Üniversitesi Entomoloji Anabilim Dalı profesörü


Charles W. Fox / Kaynak: https://entomology.ca.uky.edu/person/charles-fox

Makaleleri okurken kısa yolların uygulanması gerektiğinin farkına varmak önemlidir. Böylece yazma, araştırma yapma, toplantılara katılma, ders verme ve not verme gibi diğer çalışmalarımızı yapmak için zaman kalır.. Doktoraya başladığımdan beri bütün kitaplardan ziyade akademik dergi makalelerinin sonuç ve yöntemlerini okurum.

Rima Wilkes, Vancouver, British Columbia Üniversitesi Sosyoloji Bölümü profesörü


Rima Wilkes / Kaynak: https://sociology.ubc.ca/profile/rima-wilkes/

Science dergisi baş editörü olarak daima alanımın dışındaki makaleleri okumak ve idrak etmek zorundayım. Genel olarak, benim gibi biri için yazılan ilgili editörlerin özetleriyle başlarım. Bunlar benim gibi birine her şeyle ilgilenen, ancak sadece tek bir alana derinlemesine dalan bir bilim uzmanını ifade ediyorlar. Daha sonra, makalenin bir haber makalesi olup olmadığını kontrol ederim. Üçüncü olarak başka bir bilim insanının bakış açısı olup olmadığını kontrol ederim. Bir bakış açısının ana amacı makalenin mesajını genişletmektir, ancak yazarlar aynı zamanda uzman olmayanlar için makalenin özünü almayı iyi becerirler.

Sonra, dergi okur kitlesiyle geniş bir şekilde iletişim kuran makale özetini ele alırım. Son olarak makalenin kendisini incelemeye başlarım. Sırasıyla giriş bölümünü, sonuç bölümünü okurum, şekilleri gözden geçiririm ve en sonunda makaleyi tamamen okurum.

 – Marcia K. McNutt, Science dergileri, Baş Editörü


Marcia K. McNutt / Kaynak: https://cmns.umd.edu/news-events/news/2144

Anlamadığınız bir şey olduğunda ne yaparsınız?

Kaynak: https://blog.mindthegraph.com/read-scientific-papers/#.XHBm8qIzbIV

Çevrimiçi okumayı severim. Böylece ne anlama geldiklerini kontrol etmek için bilmediğim kelimeleri kolaylıkla kesip yapıştırarak tarayıcıda aratabilirim.

– McNutt

Makalede sadece anlamadığım birkaç nokta varsa, daha sonra bakmak için not alırım. Makalede ilerlemekte gerçekten zorlanıyorsam, ilerlemem için gerekli arkaplana sahip olmak için bir gözden geçirme makalesi veya bir ders kitabı bölümüne bakmaya çalışırım. Ve bunu da genellikle daha verimli buluyorum.

Alt alana özgü çok sayıda kısaltma ve jargon var, bu yüzden kendi araştırmam için olmadığı sürece genellikle ayrıntıları gözden geçirmem. Ancak, kullanılan yöntemleri gerçekten anlamaya çalışırım.

Shanahan

Genelde anlamadığım şeyleri detaylıca aramak için derhal okumayı bırakırım. Anahtar bir cümleyi ya da jargonu anlamadığımda okumaya devam etmek bir anlam ifade etmeyebilir. Bu, biraz geriye tepebilir, çünkü bir şeyi inceledikten sonra hiç bitmeyen zincirleme düşüncelere kapılırım (X nedir? X Y’yi etkiler. Peki, Y nedir?…). Her şeyin nasıl bağlandığını öğrenirken bu biraz eğlenceli olabilir, ancak zaman içinde sıkılırsanız bu dikkatinizi eldeki görevden uzaklaştırabilir.

Bazen, bir makaledeki bütün jargonlar, ilk etapta deneylerin bütününün anlaşılmasını zorlaştırabilir. Bu gibi durumlarda, kendinize “Yazarlar hangi soruyu cevaplamaya çalışıyorlardı?” Diye sormak yardımcı olur. Daha sonra başarılı olup olmadıklarını belirleyebilirsiniz.

– Borniger

Bu anlaşılamayan kısımların ana fikirleri takip etmemi ne kadar engellediğine bağlı. Genellikle bir makaleyi ilk okuduğumda, tüm bölümlerdeki detayları anlamaya çalışmam. Araştırmam için önemli gördüğüm kısımları anlamazsam, meslektaşlarıma sormaya çalışırım, hatta doğrudan baş yazarla iletişime geçerim. Tüm arka plan bilgisini elde etmek için orijinal referanslara geri dönmek son çaredir, çünkü zaman sınırlı olabilir. Ayrıca yardımlaşmalar ve kişisel bağlantılar belirli sorunları çözmede çok daha etkili olabilir.

Tubiana

Bazen, sadece bir makaleyi okurken aşina olmadığınız herhangi bir terim makalenin sonunda daha anlaşılır hale gelebilir.Okumanız çok ağır ilerliyorsa, o zaman durup ek bilgi aramak genellikle en iyi yoldur.Ben konu, tema, yöntem, jargon vb. ile ilgili hızlı bir Google araması yaparım. Çok yoğun bir makale ise, bazen her şey mantıklı gelmeden önce birkaç okumaya daha ihtiyaç duyar.

Gray

Kendime sorduğum soru, “Bu makaleden ihtiyacım olanı elde etmek için ne anlama geldiğini anlamam gerekiyor mu?” Uzmanlık alanım dışındaki araştırma alanlarındaki makaleleri okuduğumda çoğu zaman temel içeriğin yüzeysel bilgisinden daha fazlasına ihtiyacım olmaz. Ancak derinliğini anlamadan makaleyle hiçbir şekilde baş edemezsem, daha fazla arka plan araştırması yaparım.

– Nosek

Son zamanlarda, uzmanlık alanımın dışında, pek çok tanımadığım jargonlu birkaç kitap okumak zorunda kaldım. Bazı durumlarda, ihtiyacım olan bilgiyi doğrudan sonuçlardan, şekillerden ve tablolardan çıkarabiliyorum. Bazen de makaledeki terimleri ve kavramları tanımlamak için Google aramalarını kullanırım veya yapılan noktaları daha iyi anlamak için belirtilen referansları okurum. Zaman zaman, yazılar o kadar anlaşılmaz olur ki (en azından benim için) onları okuma zahmetine girmem.

-Fox

Fazla makale okumaktan canınızın burnunuza geldiği oluyor mu ve bununla nasıl başa çıkıyorsunuz?

Her zaman. Makale, çözmeye çalıştığım bir sorunla ilgiliyse, makaleden anlamadığım kilit şeyler olduğundan emin olabilirsiniz. Bu karışıklık bir tehdit değil aksine fırsattır. Ben cahilim ve daha az cahil olmam gerekiyor. Bu makale bana bu konuda yardımcı olabilir.

Aynı zamanda, bazı makaleler korkunç derece kötü yazılmış ve çaba sarf etmeye değmez oluyor. Bir başkası, kavramlar hakkında daha net bir yazı yazmış olsun ki kafa karışıklığımı zayıf dilbilgisi yerine makalenin özünü anlamaya odaklandırabileyim.

Nosek

Özellikle alt alanımda değilse, uzunsa ve teknik jargonla doluysa makale okumak beni bunaltır. Bu olduğunda, onu parçalara ayırırım ve mümkünse birkaç gün boyunca okurum. Gerçekten zor makaleler için, bir meslektaşım ile oturup üzerine kafa yormak da yardımcı olur.

Shanahan

Evet birçok kez. Bu yüzden diğer bilim insanlarıyla konuşarak ve deneme yanılma yöntemi ile kendi okuma stratejilerimi geliştirdim. Ayrıca hayal kırıklığı içinde pişman olup can sıkıcı makaleleri başımdan atmışlığım da olmuştur.

– Boehnke

Kaynak: http://davepear.com/blog/wp-content/uploads/2009/08/BuriedInPaperwork-300×299.jpg

Evet. Ve bu durumlarda, bazı makalelerin onlarca bilim insanı tarafından yapılan uzun yıllar süren çalışmaların bir sonucu olduğunu anlamalısınız. Bir öğleden sonra makalenin içindeki her şeyi hazmetmek ve anlamak çok zorlama bir fikirdir.

Borniger

Ben sık sık bunalmış hissediyorum! Ancak bazı bölümlerin diğerleri kadar derin bir anlayışa ihtiyacı olmayabilir. Ayrıca kendi sınırlarınızı bilmeniz gerekir. Makalenin düzeltmek istediğiniz ancak uzmanlığınızın bir parçası olmayan ve iş birliği yoluyla “anlaşılabilir” hale gelebilecek kısımları var mı?

Tubiana

Makalenin yaptığım iş için çok önemli olduğunu düşünürsem, bir süre bırakıp birkaç kez tekrar geri dönerim. Ancak çok bunaltıcı ise, bağlantı kurduğum meslektaşlarımdan biri yorumlayamamışsa, onu bir kenara bırakmak zorundayım.

– McDowell

Paylaşmak istediğiniz başka tüyolar var mı?

İyice anlamak istediğim bir dönem ödevi varsa, bu konuda bir dergi kulübü tarzında sunum yapmanın bir yolunu bulurum. Belli bir makale hakkında konuşmak ve soruları cevaplamak materyali öğrenmemin en iyi yoludur.

Ayrıca, iyi bir referans yöneticisi edinin. Mendeley programı araştırmamı yapmama, literatürü okumama ve yazılar yazmama yardım ediyor.

– Colucci

Başlangıçta, yeni akademik okuyucular yavaş okuyordu, çünkü okudukları şey için referans çerçeveleri yoktu. Ancak okumayı, zihinsel bir kütüphane oluşturma sistemi olarak kullanmanın yolları vardır ve birkaç yıl sonra, kağıtları zihinsel raflarınıza yerleştirmek kolaylaşır. Ardından katkısını öğrenmek üzere bir makaleyi hızlı bir şekilde gözden geçirebilirsiniz.

Wilkes

Sabırlı olun! Konuya dair bir fikir edinmek için Wikipedia ya da blog gönderileri gibi nispeten daha vasıfsız kaynakları kullanmaktan korkmayın veya utanmayın. Çok, çok soru sorun. Makaleyi net bir şekilde anlayamıyorsanız, çevrenizdeki insanlarla konuşun. Hala kafanız karışıksa ve kavramları anlamak gerçekten önemliyse, yazarlara e-posta gönderin.

Boehnke

Daha deneyimli bilim insanlarıyla konuşmaktan çekinmeyin. Karmaşık bir yazının ne anlama geldiğini anlamanızda yardımcı olmalarını sağlayarak ONLARA bir iyilik yapacaksınız. Bütün bilim insanlarının karmaşık kavramları basitleştirme konusunda daha fazla deneyime ihtiyaçları vardır.

McNutt

Mümkünse, sık sık okuyun. Alıntı bilgisi, özet, önemli noktalar, hatta bir ya da iki şekil içeren ayrıntılı bir kaynakça tutun. Bir makaleyi yapılandırmanın farklı yollarına dikkat edin ve farklı yazı stillerine dikkat edin. Bu, etkili ve aynı zamanda benzersiz bir stil geliştirmenize yardımcı olacaktır.

– Shanahan

Çeviren: Burak Çankaya

Düzenleyen: Şule Selçuk

Kaynak Metin: https://www.sciencemag.org/careers/2016/03/how-seriously-read-scientific-paper

Bu içeriğe emoji ile tepki ver
6 kullanıcı tepki verdi
Bilimsever. Mütercim Tercümanlık mezunu. Çevirmen/ Editör. LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/%C5%9Fule-sel%C3%A7uk-4834a6151/ Not: Profilimde paylaştığım yazılar, aksi belirtilmedikçe, altında belirttiğim kaynağın çevirisidir.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Benzer yazıları okuyabilirsiniz.
0 Yorum
Yorumları okuyabilir ve cevaplayabilirsiniz.

Yorum Yazın
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlendi.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.