Astronomi

Bir Kara Delik Nasıl Doğar?

ÖZET: Kara delikler, bilim dünyasının gizemli oluşumlarıdır. Onları anlamak için büyük ve masmavi bir okyanusun tam ortasında bir delik düşünün. Bu deliğin tıpkı bir kasırga gibi yakınından geçen her şeyi içine çektiğini ve bilinmezliğe götürdüğünü hayal edin. İşte bunun uzaydaki görünmeyen ve çok daha devasa boyutlarda olan şekli kara deliklerdir.

Yıldız yutmakta olan bir kara deliğin ressam illüstrasyonu.

Şüphesiz ki kara delikler evrendeki en tuhaf oluşumlardır. Kara deliklerin nasıl var olduklarını kavrayabilmek için önce yıldızların doğumunu incelememiz gerekir.

Bilindiği üzere evrende oldukça fazla gaz ve toz bulutu vardır. Bu gaz ve toz bulutunun yoğun olduğu bölge tıpkı lavabonun içinde girdap oluşturan bir su akıntısı gibi kendi etrafında dönmeye başlar ve gittikçe sıkışır. Dönerek sıkıştığı gazın yarısından fazlası hidrojendir. Hidrojen döndükçe daha çok büyür ve en sonunda etrafına ışık ve enerji verir. Bunu 4 tane atomunu 1 helyum atomuna dönüştürerek başarır. Yıldız hayatta kalmak ve çevresine enerji vermek için bu hareketine bir süre daha devam eder. Yakıtı bittiğinde kütlece ağırlaşır ve bu sefer 3 helyum atomunu yakarak 1 karbon oluşturur. Artık iyice ağırlaşan yıldız karbon atomlarını demire dönüştürür ve bu da yıldızın hayalet anlamına geldiğinin göstergesidir. Böylece hayatta kalmak için gerekli olan enerjiyi üretemez ve içe doğru patlayarak küçülür. O kadar yoğun bir hale gelir ki, çekim gücü nedeniyle ışığın bile kaçamadığı bir kara delik haline gelir.

Bir kara deliğin ressam illüstrasyonu.

Ancak, yaşamını tamamlayan her yıldız kara delik olma şerefine ulaşamaz. Önünde iki seçenek vardır; nötron yıldızı olmak ya da sırlarla dolu bir kara deliğe dönüşmek.

KARA DELİKLERİN İLK KEŞFİ

Kara delik fikri ilk olarak Albert Einstein’ın Rölativite Teorisi’nden faydanılarak 1939’da J. Robert Oppenheimer ve Hartland S.Synder tarafından ortaya atıldı.

İlk olarak çıktığı dönemlerde herkesin kafasında ise tek bir soru vardı; göremediğimiz bir şeyin varlığından nasıl bu kadar emin olabiliyorduk? Cevap oldukça basit; etrafındaki maddeler üzerindeki etkilerinden. Örnek verecek olursak; bir yıldız ve bir kara deliğin birbirlerine çok yakın döndüklerini düşünelim. Bu durumda ortaya yüksek enerjili bir ışık ortaya çıkar. Hatta öyle ki bir kara deliğin çekimi bazen yıldızların dışındaki gazları çekebilecek kadar güçlü olabilir ve bu durumda da etrafında birikim halkası denilen bir halka büyütür. Birikim halkasındaki gaz, kara delik içerisinde sarmal bir hareket izledikçe, gaz çok yüksek sıcaklıklara kadar çıkar ve bütün yönlerde x – ışını yaymaya başlar .Astronomlar bu ışınları kara delikleri anlamakta ve onlar hakkında daha fazla bilgiye ulaşmada kullanırlar.

Yıldız yutmakta olan bir kara deliğin ressam illüstrasyonu.

BİR KARA DELİK ETRAFINDAKİ HER ŞEYİ YUTAR MI?

Öncelikle bunun tamamen yanlış olduğunu söylememiz gerekir. Bunu bir örnek vererek açıklayalım; bir perdenin üzerine küçük bir bilye koyduğunuzu hayal edin. Perde bilyenin ağırlığıyla az da olsa aşağıya doğru çöker. Daha sonra bir bowling topu koyduğunuzu düşünün. Bu sefer perdede bilyedekinden çok daha fazla bir çökme yaşanacaktır. Kara delikler de tıpkı bu şekilde evreni bükerler. Ancak her kara deliğin belli bir kütlesi vardır ve kara delikler kütlesinden küçük her maddeyi içine çeker. Aynı zamanda bir cisim kara deliğe yeteri kadar yaklaşmayıp sadece yanından geçerse, olası bir ihtimalle kara delikten kurtulur ancak büyük bir miktarda kütle kaybeder.

KARA DELİĞİN İÇİNE GİRİNCE NE İLE KARŞILAŞIRIZ?

Henüz bu sorunun cevabı tam olarak verilmiş değil. Ancak bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre cevap oldukça iç karartıcı.

Diyelim ki, yüksek teknolojili büyük bir uzay gemisinin içindesiniz ve orta kütleli bir kara deliğe doğru yaklaşıyorsunuz.Önce zaman kavramı kara delik çevresinde tamamiyle farklı olduğu için, olay ufkuna yaklaştıkça zamanın yavaşladığını görürsünüz (olay ufku kara deliğin en dış katmanıdır). Dışarıdan bakan biri sizin bir noktada tamamen donup kaldığınızı ve kızıla kayıp yiteceğini görecektir. Ancak öte yandan siz, evrenin geri kalanını muazzam bir hızla seyredersiniz, tıpkı geleceği izlemek gibi. Daha sonra olacaklarsa korku filminden farksız. Kara delik o kadar yoğundur ki, olay ufkunu geçer geçmez vücudunuz bu yoğunluğa dayanamaz ve gittikçe uzayarak en küçük atomunuza kadar ayrılırsınız. Bilim insanları buna “Spagettileşme” demişler, eh haksız da sayılmazlar!

Kara deliğe düşmekte olan birinin ressam illüstrasyonu.

GÜNEŞ’İN KARA DELİĞE DÖNÜŞME İHTİMALİ VAR MI?

Bunun cevabına kocaman bir “HAYIR” diyor ve rahat bir nefes alıyoruz! Güneş bir kara deliğe dönüşecek kadar yeterli kütleye sahip değil. Güneş kütlesindeki yıldızların iç basıncı, kütleleri çok büyük olmadığı için kütleçekim kuvvetini bir noktadan sonra durdurabilir. Bir yıldızın kara deliğe dönüşmesi için Güneş’imizin en azından 15-25 katı kadar büyük bir kütleye sahip olması gerekir.

Yıldız yutmakta olan bir kara deliğin ressam illüstrasyonu.

Kaynak:

https://www.nasa.gov/audience/forstudents/k-4/stories/nasa-knows/what-is-a-black-hole-k4.html

https://www.space.com/15421-black-holes-facts-formation-discovery-sdcmp.html

LEAVE A RESPONSE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.