Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Yer Bilimleri

Yer Bilimleri

Gök cisimleri neden yuvarlaktır: Hidrostatik Denge

Hiç gezegenler neden kare, dikdörtgen veya üçgen gibi şekillerde olmuyor diye düşündünüz mü? Elbette gök taşı çarpmaları sonucu dörtgen benzeri bir yapıya sahip gezegen veya gök cismi vardır ancak konumuz genel olarak neden gezegenlerin ve yıldızların yuvarlak oldukları. Konumuza gök cisimlerinin oluşumuyla başlayalım. Tozlar çarpışır, daha büyük bir parça oluşur ve o parçada küçük parçaları çeker büyür büyür gibi gidiyor döngü. Yani cisime sürekli bir kütle ekleniyor, yani cismin kütle çekimi artıyor. Cisim daha güçlü çekmeye başladığında ise gaz molekülleri sıkışır, yani hacmi küçülür. Hacmi küçüldüğünde ise de basıncı artar. Yani burda bir doğru orantıdan bahsediyoruz. Yıldızın kütlesi artar, doğal …

Devamını Oku »

ZAMANINDA VENÜS’TE BÜYÜK BİR OKYANUS OLMUŞ OLABİLİR!

Özet: Venüs uzun zamandır Dünya’nın ikizi olarak düşünülüyor. Boyut olarak Dünya ile aynı, yoğun bir atmosferi var ve çalışmalar geçmişte gezegenin su bakımından zengin olduğuna işaret ediyor. Venüs’ün bulutları direkt görüntü alabilmemiz için fazla kalın ve güçlü volkanik olaylar yüzeyini tamamen yeniden şekillendirdiği için radar gözlemleri de bize hiç yardımcı olmuyor. Bir okyanusun varlığını doğrulamak için daha çok çalışma gerekiyor. Ancak muhtemelen milyarlarca yıl önce Venüs, Dünya ve Mars suyu olan mavi gezegenlerdi. **************************************************** Yazının Tamamı Venüs uzun zamandır Dünya’nın ikizi olarak düşünülüyor. Boyut olarak Dünya ile aynı, yoğun bir atmosferi var ve çalışmalar geçmişte gezegenin su bakımından zengin olduğuna …

Devamını Oku »

Dünyanın En Büyük Mikrobiyalitleri Van Gölü’nde

Özet:  Van Gölü’nde 4 kilometrelik alanı kaplayan ve “su altı peribacaları” olarak bilinen 20 metre uzunluğunda dikitler belirlendi. Dünyada mikrobiyalitlerin 2 ya da 3 metre olduğuna ilişkin literatür kayıtları bulunduğunu ifade eden Sarı, şu değerlendirmede bulundu: Biz boyu 20 metreyi bulan mikrobiyalitler tespit ettik. Yani dünyanın bilinen en büyük mikrobiyalitleri Van Gölü’nde yer alıyor. Gevaş ilçesi sınırlarında farklı mikrobiyalit alanları tespit ettik. Hatta mikrobiyalitlerin oluşumundan yaşlanmasına kadar ki süreçleri bir laboratuvar gibi izleyebileceğiniz bir yer bulduk. Buralar o kadar harika alanlar ki daha önce literatürde yer alan bilgilerin hemen hepsi alt üst oldu. Mikrobiyalitlerle ilgili tüm bilgilerin değişebileceği aşamaya gelindi. Sarı, Tatvan’da …

Devamını Oku »

Süper Dünyalar Üzerinde ‘Yasak’ Maddeler

Matematiksel modeller kullanarak, bilim adamları  süper dünyaların iç yapısına baktı ve kimya klasik kurallara göre yasak bileşenlere sahip olacağını keşfettiler. Bu maddelerin amacı ısı aktarım hızı artırmak ve manyetik alanı gezegenlerde güçlendirmek. Bulgular bilimsel bir gazeteye rapor olarak sunulmuştur. Gazete yazarları arasında Artem Oganov , Bilim ve Teknoloji Skolkovo Enstitüsü profesörü ve Bilgisayar Tasarım MIPT Laboratuvarı başkanı tarafından yönetilen MIPT’ten  gelen bir grup araştırmacı var. Bir önceki çalışmada Oganov ve meslektaşları, Aganov tarafından oluşturulan hem sodyum ve klor gibi bileşikler, hem de diğer egzotik elementleri keşfetmek için USPEX adında bir logaritma projesi kullanıyorlar. “Araştırmacıların en son yazısında, araştırmacılar hangi bileşikleri (silikon, oksijen ve magnezyum) yüksek basınçta, oluşabileceğini bulmaya çalıştı. Bu elementler tesadüfen …

Devamını Oku »

Dünyanın En Büyük Mağarası İle Tanışın Hang Son Doong

Vietnam’da, Dong Hoi’nin 50 km uzağında, başkent Hanoi’nin 450 km güneyinde bulunan bu mağara dünyanın en büyük mağarası olma özelliğini taşıyor. Mağaranın içinde büyük, hızla akan bir nehir ayrıca 200 metre derinliğinde birde göl var.  İçeriğinde Karbonifer/Permiyer kireç taşları sayesinde oldukça düzgün bir görünüme sahip. Mağaranın Keşfi  Hang Son Doong Mağarası, 1991 yılında Hồ Khanh isimli yerel bir vatandaş tarafından bulundu. Rüzgarın mağaranın girişine çarpması sonucu oluşan ıslık sesi yöre halkının ilgisini çekti, fakat engebeli ve dik arazi mağaraya girişi engelledi. İngiliz Mağara Araştırma Derneği’nden bir grup bilim insanı 2009 yılında mağarayı uluslararasında bilinen hale getirdi, ancak ilerlemelerini büyük, 60 metre uzunluğunda (200 ft) yüksek …

Devamını Oku »

Playa Pistinin Hareketli Kayaları

Özet:  İnce bir su tabakası üzerinde yüzen, içinde kaya gömülü büyük buz kütlesinin, rüzgar gücüyle hareketi sayesinde kayalar hareket etmekte.  Hareket Eden Kayaların Gizemi Ölüm Vadisi Milli Parkı’nın en ilginç gizemlerinden biri Playa pistinde kayan kayalar. (Playa kuru bir göl yatağında) Bu kayalar arkalarında uzun bir yolla birlikte Playa’da bulunabilir. Nedense bu kayalar Playa’da hareket ettikçe arkalarında tortul bir iz bırakıyor. Playa Pisti Hakkında; Playa Pisti mükemmel derecede düz ve her zaman kuru bir göl yatağı var. Yaklaşık 4 Km genişliğinde Kuzey-Güney yönünde, 2 Km genişliğinde Doğu –Batı yönünde. Yüzeyi çamur çatlakları ile kaplıdır ve üzerinde ki çatlaklar ağırlıklı olarak …

Devamını Oku »

X Işınları Fosil Sırlarını Açıklıyor

Gelişmiş görüntüleme tekniği sayesinde bilim adamları neredeyse 10 milyon yıllık deniz kestanesinin iç yapısını görebildi, fosiller gizli bir sırrı ortaya çıkarıyor. Birleşik Krallıktan araştırmacılar, uluslar arası bir ekip, İspanya ve Almanya ve Dr. Imran Rahman Bristol Üniversitesi de dahil olmak üzere, en son teknolojili X- ray bilgisayarı yardımıyla olağanüstü numuneler okudular. Elde edilen veriler gösteriyor ki: Deniz kestanesi fosili yumuşakçalar tarafından yapılan sondajlarla ( delme işlemi) delik deşik olmuştur. Bu fosilleşmiş yumuşakçalar deniz kestanelerinin içinde korunmuş. Okyanuslarda gezinen yumuşakçalar deniz kestanesini bir “ada” gibi yaşam alanı olarak kullanmışlardır. X- ray bilgisayarı tarafından sağlanan yeni bilgilerle bilim adamları yumuşakçaların bir cinsi …

Devamını Oku »

Endonezya’daki Kawah İjen Volkanı Mavi Lav Püskürtüyor.

Kavurucu sıcaklıkları tanımlarken “Kızıl ateşi” ve “Beyaz ateşi” duymuşsunuzdur. Peki “Mavi alevi”    Endonezya’nın Kawah İjen Volkanı’nda gerçek üstü bir renk tonu var. Bu volkanın lavı geceleri “Mavi ton”a bürünüyor. Yanardağ büyük miktarda saf Kükürt içeriyor, bu nedenle mavi menekşe gibi yanıyor. Kayalık yamaçlarda sıcaklık en az 239 fahrenheit, çevresi de çok yüksek toksik madde ile çevrili. Tehlikeye rağmen fotoğrafçı Olivier Grunewald birkaç kare çekmiş. Geceleyin volkan üzerinde bir grup ile kraterde kükürt madeni ve zehirli gazlarla mücadele etti. Kaynakça: http://www.geologyin.com

Devamını Oku »

Venüs de Yaşayabilir Miydik?

    Gök komşularımız Venüs ve Mars’a göre dünya oldukça yaşanabilir bir yerdir. Peki biz nasıl bu kadar şanslıyız ? Yeni bir çalışma, Dünya’da yaşamın oluşabilmesi için etkin, imkansız evrimsel bir yol sunuyor. Nature Geoscience dergisinde yayınlanan bir araştırmada, radyoaktif ısı üreten Uranyum ve Potasyum gibi unsurlar açısından zengin olan Dünya’nın ilk kabuğunun, uzayda başıboş gezen asteroitlerin Dünya’ya düşmesi sonucu oluştuğunu gösteriyor. Bu olgu, “Erozyon Darbesi”  olarak bilinir. Dünya’nın bileşimi konusunda bir dönüm noktası olmuştur. Britanya Kolombiyası  Üniversitesi  ve Kalifornia Üniversitesi’ndeki araştırmacıları birlikte çalışıyor. Santa Barbara bu iki elementin (Urantum- Potasyum) Dünya’nın tektonik hareketini, manyetik alanını ve iklimini belirlediğini söylüyor. …

Devamını Oku »

Dinozorların Yok Olmasında Volkanik Patlamaların Etkisi

  Uzun yıllardır bilim insanlarının üzerinde çalıştığı, dinozorların da dahil olduğu türlerin yok olmasına sebep olan göktaşı çarpmasının yarattığı etkilere bir yenisi daha eklendi. Dünya’ya çarpan %98’i iridyum olan göktaşının, Dünya’nın diğer tarafında yer alan yüzlerce volkanın patlamasına yol açmış olabileceği bunun da türlerin yok olmasını hızlandırmış olduğu düşünülüyor. Berkeley’de araştırmayı yürüten ekip, 66 milyon yıl önce Dünya’ya çarpan asteroidin, Dünya’nın kabuğu boyunca yayılan şiddetli sarsıntılar yaratarak, kürenin tam zıt ucunda volkanik patlamalara yol açtığını öne sürdü. Bahsi geçen patlamalar Türkiye’nin yarısını 1.6 kilometre yüksekliğe ulaşacak lavların altında bırakabilecek kadar büyük patlamalardı. Ne var ki, bu durumda bile, Meksika açıklarında, Yukatan …

Devamını Oku »
şişli escort