Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Bilim İnsanları / Evrimin Yavaş Büyüsü

Powered by free wordpress themes

Evrimin Yavaş Büyüsü

“Peri masallarında olduğu gibi, bir karmaşık organizma tek bir adımda diğer bir karmaşık organizmaya çevirmek hakikaten de gerçekçi olasıklar diyarının ötesinde bir şey olurdu.”

*Peki nasıl oldu da bunca canlı ortaya çıktı ?
Bir çok insan tarihsel süreçte bu sorunun cevabını bulmaya çalıştı. Bu gerçekten cevaplanması zor bir soru olduğundan insanlar bunu açıklamak için türlü hikayeler uydurdular. Ancak 19. yüzyılda yaşamış en büyük bilimcilerden biri olan Charles Darwin bu soruyu çok usta bir şekilde cevapladı.

Günümüzde yaşayan karmaşık canlılar ( insan, aslan, pırasa vb. ) tek hamlede ortaya çıkmadılar.
Her yeni adımdaki canlı, aşamalı olarak bir önceki adımda zaten var olan halinden biraz daha uzaklaştı.

Bunu Richard Dawkins‘in “Gerçeğin Büyüsü” adlı kitabındaki anlattığı deney ile izah edelim.

Bir canlı türünü ele alalım ve bu canlıda yaratmak istediğimiz özelliği seçelim.
Örneğin canlımız “kurbağa” ve yaratmak istediğimiz özellikte “uzun bir bacak” olsun.

>Bu deney için 10 adet kurbağa olduğunu varsayalım.
>Kurbağalar arasında en uzun bacağa sahip olan bir dişi ve bir erkek bireyin çiftleşmesi sonucu yine bir kaç kurbağa yavrusu olsun.
>Elimizdeki yavrulardan belki bir tanesi belki de hiç biri ilk çifteştirdiğimiz kurbağalardan uzun bacaklı olmayabilir. Biz yine de yavrulardan en uzun bacaklı olanları seçip çiftleştirelim ve diğerlerini ayıralım.
>Bu deneyi tekrak tekrar yaptığımızda artık 10 nesil sonra yeni doğacak tüm kurbağaların uzun bacaklı olduğunu gözlemleyeceğiz, hatta belki 10 yerine 20 nesil sonra öyle bir aşamaya gelebiliriz ki artık bu yeni nesildeki kurbağaların bacakboyu deneye başladığımız ilk erkek ve dişi bireyden daha uzun bir yapıya sahip olabilir.

Bu deneyi yapmak için ne sihirli bir değneğe ne de herhangi bir çeşit büyüye gerek var. Burada yapılan işleme ” SEÇİCİ ÜRETME “ diyoruz.

Peki bu deneyi kurbağa ile değilde bir semender ile yapsaydık ne olurdu ?
Not : Semender; kurbağaların arka bacaklarıyla kıyaslanınca oldukça kısa bacaklara sahipler ve semenderler bacaklarını zıplamak yerine yürümek için kullanmayı tercih ederler. Ayrıca semenderlerin kuyrukları varken kurbağaların kuyrukları yoktur.153804

Binlerce nesil  geçmesine izin verip, sadece kurbağaya benzeyen semender nüfusunun üremesine izin verirsek ( uzun bacaklı ve kuyruğu diğerlerine göre daha kısa olan bireyleri kastediyorum. ) semender nüfusunun nasıl bir kurbağa nüfusuna dönüşebileceğini kafanızda canlandırabilirsiniz. Bu işlemin hiç bir adımında öyle büyük bir değişim göremezsiniz. Her nesil bir önceki nesle oldukça benzeyecektir. Ancak yeterince nesil geçtikten sonra ortalama kuyruk uzunluğunun azaldığını, arka bacaklarınsa uzadığını gözlemleyebilirsiniz. Hatta çokça nesili geride bıraktıktan sonra eskisinden daha da kısa kuyruklu ve daha uzun bacakları bireyler, sürünmek yerine zıplamayı daha kolay bulabilirler.

Yeterince nesil geçmesi için zaman tanınırsa semendere benzeyen atalar, kurbağaya benzeyen torunlara dönüşebilirler.

Darwin’e geri dönecek olursak , Darwin bu sürecin işlemesi için bir yetiştiricinin seçim yapmasına bile gerek olmadığını anlayan ilk kişiydi. Darwin basitçe, bazı bireyler üreyecek kadar yaşayıp bazıları yaşayamadığı için tüm sürecin doğal olarak işleyebileceğini fark etti. Üreyecek kadar daha uzun hayatta kalan canlılar diğerlerine göre daha iyi özelliklere sahip olduklarından ( örneğin daha uzun bacaklı kurbağalar avcı hayvanlardan daha hızlı kaçabilirler ) uzun bacaklı bireylerin üreyecek kadar yaşayacağını gördü. Ayrıca çiftleşmek için uygun eş adayı olan bireylerin arasında uzun bacaklılar çoğunlukta olacaktır. Dolayısıyla her nesilde uzun bacaklılık için gerekli genlerin bir sonraki nesle aktarım şansı artacaktır. Yani bu doğal süreç, üremeleri için uzun bacaklı bireyleri seçen insan gibi akıllı bir tasarımcının yaratacağı etkiyle tam olarak aynı etkiyi yaratacaktır. tek bir farkla böyle bir TASARIMCIYA İHTİYAÇ DUYMADAN.

Tüm bu olaylar üremek için uzun bacaklı olanların üremesi, uzun bacaklı olmayanların ise üreyememesinin bir sonucu olarak, doğal yollardan kendi başına gerçekleşir, bu nedenle biz bu sürece ” DOĞAL SEÇİLİM “ adını veriyoruz. Doğadaki tüm canlıların geçirdiği süreçte budur.

Yazan: JamesClerk

 

Hakkında JamesClerk

Sadece insan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

zzsdc