Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Fizik / Fizikçiler Canlı Bir Varlığın Hafızasını Işınlayan Bir Metod Geliştiriyor

Powered by free wordpress themes

Fizikçiler Canlı Bir Varlığın Hafızasını Işınlayan Bir Metod Geliştiriyor

teleport-memory_1024

Günümüzde ve yakın gelecekte bir nesneyi bütünüyle bir yerden diğer bir yere filmlerdeki gibi taşıma ( ışınlama ) olasılığımız var ama aynı durum hafızamız için söylenemez (di) . İlk başlarda fizikçiler ” Schrödinger’in kedisi ” durumuna benzer bu teoride, bir canlının aynı zamanda iki yerde birden olmasına banzer  ” canlının hafızasının başka bir yere ışınlanmasını sağlayan ” bir metod geliştirdiler. Bu aşamada sadece bakterilere nasıl bu işi yaptıracaklarını çözdüler, fakat daha karışık şeylerin ışınlanmasında bu yaptıkları iş ; olaya daha hakim olmaları için anahtar çalışma olabilir.

Purdue Üniversitesin’den Toncang Li diyor ki : ” mikroorganizmaları aynı anda iki yere koymak için ve mikroorganizmaların kuantum durumunda aktaran ( ışınlayan ) bir düzenek hazırlamak  için basit bir metod öneriyoruz. Umarım bu sıra dışı çalışmamız daha çok insanın ; mikroorganizmaların kuantum ışınlamasına ve onun gelecekteki olası uygulamalarına ilham kaynağı olacaktır . Bir canlı organizmanın hafızası hakkında konuştuğumuzda , onun hayatı hakkındaki hafızalarından bahsetmiyoruz. ( kendinizi düşünebilirsiniz ör: yaşadıklarınız , anılarınız gibi şeyler değil ) Bu yaşayan organizmaların atomik seviyedeki hafızasının varlığından ; yani onun dahili kuantum durumundan bahsediyoruz.
Çalışma , Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger‘in 1935 yılında yaptığı meşhur önerisi olan bir kedinin aynı anda farklı yerlerde ” SüperPozisyonlar ” adını verdiğimiz ; bir seferde 2 veya daha fazla yerde gözlemlenmesine dayanır.

——————————————————————————————————————————————————————————————————————————
cat

 

( Schrödinger’in kedisi paradoks diye tanımlanan düşünülmüş bir teoridir, Erwin Schrödinger tarafından 1935′ te icat edilmiş. Schrödinger, problem olarak gördüğü günlük nesnelere uygulanan kuantum mekaniğinin Copenhagen yorumunu resimlendirdi. Bir kedi ölü ya da diri olabileceği rastgele bir duruma bırakılıyor ve karar vermek için gözlemlemeye ihtiyaç duyuluyor. Bu düşünülmüş deney, özellikle kuantum mekaniğinin teoriksel yorumunun tartışmasıdır.

Schrödinger’in kedisi; bir kedi, bir küçük şişe zehir ve radyoaktif bir kaynakla kapalı bir kutuya bırakılıyor. Eğer içerideki monitör radyoaktifliği algılarsa (azalmakta olan tek atom) küçük şişe kırılır, zehir kediyi öldürür.  Bir süre sonra  kuantum mekaniğin Copenhagen anlamdırması kedinin bir dalga fonksiyonu olduğunu anlık olarak  hayatta veya ölü olma ihtimalini vurgular. Kutuya bir kez bakıldığında kedi canlı veya ölü olabilir, ikisi birden olamaz.  )

————————————————————————————————————————————————————————————————————————–

qubit

Bu fikir kuantum bilgisayarların günümüzdeki Binary kodları ile yapılan 0 ve 1’lerin kombinasyonları ile sınırlandırılan bilgisayarların yerine bizi daha heyecanlandırmasının nedenidir. Kuantum bilgisayarlarda kullanılan kuantum bitler ( Qubit ) herhangi bir anda süperpozsiyon anı dediğimiz anda , aynı anda 0 veya 1 olma durumudur.  Bu sayede bilgisayarların işleme kapasitesi genişler. ( daha çok veriyi daha hızlı işler )Şimdi Li ve onun iş arkadaşları diyor ki ” Eğer Mycoplazma olarak adlandırılan yaygın bakteri türlerini soğutursak ( Donma durumundan aşağıya ) sadece teorik olarak sona ermiş olan Schrödinger’in kedisi teorisi gibi kuantum süperpozisyon durumuna ulaşmakla kalmayız  ; aynı zamanda başka bir yere kuantum durumunda ışınlanmaya izin veririz.

Temel olarak yapmanız gereken şey ; elektromekanik membran osilatör olarak adlandırılan canlı bakterileri cihazın üzerine koymak ve dondurucu soğukta onları soğutmak ! Bu ocak ayı başlarında yapılan çalışma gösterdi ki , bu sucaklıklarda osilatör membranını süperpozisyon durumunda koymak mümkündür. böylece aynı şeyin bakterilerin üzerine konduğunda da olacağını öngörebiliriz. Yani membran osilatör bir nevi bakteri yerine kullanıldı ve olumlu sonuç alındı.

Basitçe alüminyum membranın üzerine , basitçe küçük mikroplar yerleştirmeyi ileri sürüyoruz. Alüminyum membran süperpozsiyon durumunda olduğunda, mikrop da aynı şekilde süperpozisyon durumuna geçecektir. Çalışma prensibi oldukça basit diye sözlerine devam etti Li Toncang. Bakteri süperpozsiyon durumuna geçmeyi başardığında araştırmacılar süperiletken mikrodalga devrelerini kullanarak kendi iç belleklerini kuantum durumundan diğer yaşayan organizmaya aktarabilirler. ( bir nevi ışınlama ) Ve Li bunu şöyle açıklıyor : ” Güçlü manyetik alan değişimleriyle , mikroorganizmanın iç durumu aynı , elektronun gilisin radikalinin etrafında döndüğü gibi mikroorganizmanın ışınlanmış olmasının kontrolü merkezi kütle hareketi ile karmaşık olabilir.  Organizmanın  bilgi içerdiği ( hafıza ) iç durumundan beri, bu şema önerisi bilginin aktarımı ve hafızanın iki organizma arasında konrtolünü sağlar.

Li The Guardian gazetesine verdiği demeçte bu tecrübelerinin ikinci aşamasının bu teorilerin gerçek hayatta ne işe yaracağı olduğunu söyledi. Örneğin : DNA kusurlarının tespiti ve mikroptaki proteinlerin ve tekli elektron spininin hassasiyetini görüntülemede kullanımı gibi..Şimdilik bunlar sadece bir teori ve hayal olarak gelebilir, fakat bilimadamları bunu gelecekte kullanılabilir kılmak için elinden geleni yapıyor ve ilerde bunların olması içten bile değil.

 

Kaynak : http://www.sciencealert.com/physicists-propose-new-method-to-teleport-the-memory-of-a-living-creature
Çeviren: Burak Çankaya ( Science- Engineer )

 

dipnot : Çevirimizde gördüğünüz hata ve düzeltmeleri hiç çekinmeden bizlere facebook sayfamız üzerinden mesaj atarak düzeltmemizi sağlayabilirsiniz.

 

Hakkında Burak Çankaya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

şişli escort