Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Biyoloji / Gen terapide yeni gelişme:Kendini yok eden genler

Powered by free wordpress themes

Gen terapide yeni gelişme:Kendini yok eden genler

Özet: Teksas Üniversitesi’nde, sentetik biyoloji kökenli yöntemler ile yeni bir gen terapisi sistemi geliştirildi. Dallas merkezli Üniversite’ de biyomühendisler hücrelere gen tanıtmak için bir yol bulundu.  mekanizması bakteriyel genlerden sağlanan kendini imha mekanizması ile hücrelere aktarılmış olunan genler, işlevlerini yerine getirmelerinin ardından yok ediyor. DNA’ da parçalanmaya neden olan protein Cas9′ dur. Orijinal bakteri ortamda, Cas9 diğer organizmalara karşı bir savunma molekülüdür.

 

JCI0010001.f1

 

 

Bu yeni gen terapisi tekniği, belirli hastalıklar tedavi edebilmek gibi önemli sonuçlara ulaştırabilir. Yöntemi özetleyen bir çalışma geçtiğimiz ayın sonunda Nükleik Asitler Araştırma dergisinde yayınlandı.

Çalışmanın baş yazarı Richard Moore Taplin’ e göre, yeni teknik, bilimsel dünya içinde gen terapisinde diğer yöntemlere göre bazı önemli avantajlar taşıyor. Özellikle, temelde genlerin geçici olarak hücre içinde tanıtılması için bir yol bulundu. “Bir  gen tedavisinde onay almak çok zor,” diye açıklıyor, normalde geri döndürülemez olduğu bir gerçektir. Terapötik nedenlerle hastanın hücrelerine sokulan genler çok uzun bir süre için ve potansiyel hayatlarının geri kalanı için devam edebilir ve bu uzun vadede komplikasyonlar için bir çok potansiyel taşır.

Moore “Amacımız bu hücrelerde genin bulunma süresini sınırlayarak bize teslim DNA üzerinde daha fazla kontrol sağlayan, tedavi olur olmaz genlerin kendi kendini yok ettiği bir dağıtım sistemi oluşturmak oldu.” dedi.

Onlar yalnızca halen yararlı iken kalacaktır. Teksas ekibi tarafından öncülük edinilen yeni sentetik biyoloji tekniği, ancak, tasarlanmıştır. Genetik kod okuma ve üzerine hareket edildikten sonra, genin ayrılması olarak planlanmış olan deneylerde, bir dizi olarak “konseptin kanıtı,” bir floresan kırmızı proteinin üretilmesi için bir gen, insan böbrek hücrelerine tanıtıldı. Gen başarıyla teslim edildi, ve protein gerekli miktarda gerçekten  bir kez ifadeden sonra “kendini imha.” etti.

Bu tekniğin bir gün sağlık sorunları ile mücadele için ilaç ya da proteinleri üreten genleri sağlayabileceği umulmaktadır. Ancak, deneyler, deneysel ortamda yaşayan izole edilmiş organizmalara uygulanmıştır, bu sürecin uygulamaya geçilmeden önce daha çok araştırma gereklidir.

Kendini imha mekanizması bakteriyel genlerden geliyor. Bu genler, DNA parçalanmaya neden olan protein Cas9 üretimi içindir. Orijinal bakteri ortamda, Cas9 diğer organizmalara karşı bir savunma molekülüdür, yeni konakçısında, aktarılan genlerin işlevleri bittikten sonra bu genlerin imhasına neden olur.

Proje erken aşamalarında “Misyon İmkansız” olarak adlandırıldı. Bu adlandırma projenin zorluğundan değil, bir TV dizisinden alınmıştır. Dizide gelen mesajlar okunduktan sonra kendisini imha etmektedir.

[su_youtube url=”https://www.youtube.com/watch?v=ilFPdfnNwqY” width=”640″ height=”360″]”Solar Impulse 2″ adlı uçak, gece ve gündüz tek damla benzin kullanmadan 40 bin kilometrelik Dünya’nın etrafından dönecek.[/su_youtube]

Kaynak ve İleri okuma:

Sentetik biyoloji: Synthetic Biology – And Man Made Life makalesi;  http://www.economist.com/node/16163154

kaynak: http://synbiology.co.uk/self-destructing-genes-herald-new-advances-gene-therapy/?socid=social_20150303_40773896&adbid=791158984299019&adbpl=fb&adbpr=294835770598012

Cas9 proteini: http://en.wikipedia.org/wiki/Cas9

Hakkında Banu

James Watson was quoted as saying “we used to think that our
fate was in our stars, but now we know, in large measures,
our fate is in our genes”.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

zzsdc