Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Mühendislik / Gezgin Haberleşme Sistemleri

Powered by free wordpress themes

Gezgin Haberleşme Sistemleri

1.NESİL GEZGİN HABERLEŞME SİSTEMLERİ :

Birinci nesil için baskın bir standart olmasına karşın, birbiriyle yarış içinde olan birkaç standart oluşturulmuştur. En başarılı standartlar İskandinav Gezgin Telefon ( NMT ) , tam erişimli haberleşme sistemi ( TACS ) ve ileri gezgin telefon servisi ( AMPS ) olarak öne çıkmıştır. O günkü adıyla Batı Almanya’da uygulanan C-Netz ve Fransa’da kabul gören Radiocomm 2000 gibi diğer bazı standartlar da geliştirilmesine rağmen, bu tip standartlar sadece bir ülkede kullanılmıştır.

IMG-20150920-WA0016

 

NMT ilk olarak İskandinav ülkelerinde kullanılmış olup daha sonra merkez ve güney Avrupa ülkelerine adapte edilmiştir. NMT standartı iki farklı biçime sahiptir. NMT-450 ve NMT-900 . NMT-450 , 450 Mhz frekans bandını kullanan eski sistemdir. NMT-900 , daha sonra ileri sürülen ve 900 Mhz bandını kullanan bir standarttır. TACS , bir ingiliz standartı olup tamamiyle AMPS protokolüne dayanmaktadır.Bu standart 900 Mhz bandını kullanmaktadır. AMPS ise 800 Mhz radyo bandını kullanan birleşik devletler standartıdır. Birleşik devletlere ek olarak bazı güney Amerika ülkelerinde de , Avusturalya ve Yeni Zelanda gibi uzak doğu ülkelerinde kullanılmıştır. Türkiye birinci nesil gezgin haberleşme sistemi ile 1986’da NMT-450 standartı ile hizmet veren ağın kurulması ile haberleşme sistemi ile 1986’da NMT-450 standartı ile hizmet veren ağın kurulması ile tanıştı. Bu ağın verdiği hizmet ülkemizde “araç telefonu” olarak  adlandırılmıştır.Birinci nesil , analog olması başta olmak üzere birçok dezavantaj içeriyordu. Ses kalitesi kötü, konuşma kapasitesi ve kapsama alanı düşüktü. Ayrıca , ağdaki herhangi bir abonenin gizlice dinlenilmesi de oldukça kolaydı. Şu an dünyadaki birçok ülke, üçüncü nesil sistemlere geçiş sürecini tamamlamaya çalışırken birinci nesil sistemler hala kullanılmaktadır. Bununla birlikte , ileri telekomünikasyon hedeflerine sahpi birçok ülke için birinci nesil devri tamamen kapanmıştır.

2.NESİL GEZGİN HABERLEŞME SİSTEMLERİ :

 

İkinci nesil gezgin sistemler, veri trafiği için sayısal radyo iletimini kullanır. Bu sebeple, birinci ve ikinci nesil sistemler arasındaki sınır çizgisi nettir. Bu çizgi , analog/sayısal ayrımıdır. İkinci nesil sistemler, birinci nesil sistemlere oranla çok daha yüksek kapasiteye sahiptir. Bir frekans kanalı, çok sayıda kullanıcı tarafından eşzamanlı olarak kullanılır. ( bahsedilen eşzamanlı kullanım ya kod bölmeli ya da zaman bölmeli metodlarla sağlanır) İkinci nesil sistemler için 3. temel standart mevcuttur. Gezgin haberleşme için küresel sistem ( GSM ) , sayılsal AMPS ( D-AMPS, IS-136 ) ve kod bölmeli çoklu erişim ( CDMA ) IS-95. GSM, en başarılı ve en yaygın kullanım alanına sahip ikinci nesil sistemidir. GSM , orijinal olarak bir Avrupa standartı olarak tasarlanmıştır ve çok hızlı olarak tüm dünyaya adapte edilmiştir. Türkiye’de 1994’te kurulan sayısal gezgin haberleşme ağları bu standartı kullanmıştır. Sadece Amerika ve Güney Amerika’da GSM baskın bir pozisyonda değildir. Amerika’da kişisel haberleşme sistemi 1900 ( PCS-1900 , GSM’in bir türevi olup aynı zamanda GSM-1900 olarak da bilinir ) belirli bir ilgi görmüştür. GSM’nin temel özellikleri aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

IMG-20150920-WA0014

İlk olarak ortaya çıkış biçimi ile GSM, 900 MHz bandını kullanmaktadır. ( GSM 900 ). GSM sistemi , şekilde görüldüğü gibi , 890 ile 915 Mhz arasındaki frekanslarda alış frekansı ( uplink ) , 935 ile 960 Mhz arasındaki frekansları da veri frekansı ( downlink ) olarak kullanır. 20 MHz’lik bir koruma bandı 915 ile 935 MHz arasında bırakılır ve alış-veriş  frekansları arasında meydana gelebilecek bir girişimi önleme amacı taşır. Alış ve veriş frekansları birbirlerinden 45 MHz uzaklıktadır. Bu sabit frekans boşluğu, girişim ihtimalini düşürür. RF taşıyıcıları 200 KHz aralıklarla yer alırlar, bu da 124 yaşıyıcının ( kanalın ) kullanılmasına imkan tanır.

 

 

IMG-20150920-WA0015

Hem veriş frekansı hem de alış frekansı aralıklarının başında ve sonunda olmak üzere 100KHz’lik güvenlik bandları bırakılmıştır. Burada belirtilen 124 adet kanal, ülkede hizmet veren GSM operatörleri arasında lisans anlaşmasına uygun olarak paylaştırılır. Türkiye’de GSM 900 frekans kanalları 3 operatör arasında paylaştırılmıştır. Aşağıdaki şekilde görüleceği gibi 124 adet kanalın her biri, TDMA modunda 8 kullanıcı tarafından eşzamanlı olarak kullanılır.

 

IMG-20150920-WA0012

 

Aşağıdaki şekilde de bir GSM 900 TDMA çerçecesini ve bu çerçeveye ait zaman dilimlerini göstermektedir. Şekilden görüleceği üzere bir çerçevenin süresi 4.615 ms’dir. Bu çerçeve 0.0557 ms’lik zaman dilimine bölünmüştür.

IMG-20150920-WA0013

 

GSM’nin türevleri olan birkaç çeşiti de mevcuttur. Bunlardan en önemlileri , sayısal hücresel sistem 1800 ve PCS-1900 olarak bilinir. DCS-1800’ün kullanımı dünyanın çeşitli bölgelerine yayılmıştır. Yeni frekans bandına olan gereksinimin ana sebebi, 900 MHz bandındaki kapasite yetersizliğidir. 1800 MHz bandı, çok daha fazla sayıda kullanıcı popülasyonunu destekleyebilir ve bu sebeple, kullanıcı yoğunluğunun fazla olduğu alanlardaki cazibesi oldukça yüksektir. 900 MHz sistemlere nazaran 1800 MHz sistemlerin kapsama alanı daha dardır. Bu sebeple ; 1800 MHz’lik sistemin var olduğu durumlarda 1800 MHz’lik servisten yararlanılabilecek, aksi takdirde ise 900 MHz’lik sisteme geçiş yapabilecek çift bandlı gezgin telefonlar kullanılır. Aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi GSM 1800 sistemi , 1710-1785 MHz arasındaki frekansları alış ve 1805-1880 MHz arasındaki frekansları da veriş için kullanır. 1785-1805 MHz frekansları arasındaki 20 MHz’lik koruma bandı , alış ve veriş frekanslarının birbirine girişimini engellemek amacıyla kullanılır. Alış ve veriş frekansları arasında her zaman için 95 MHz uzaklık mevcuttur. Bu sabit aralık girişim ihtimalini düşürür.

 

IMG-20150920-WA0018

 

PCS-1900 sadece Amerika ve Şili’de kullanılmıştır. PCS 1900 sistemi, 1850 ile 1910 MHz arasındaki frekansları alış ve 1930 ile 1990 MHz arasındaki frekansları veriş için kullanır.  RF taşıyıcıları 200kHZ aralıklarla kullanılır ve 299 taşıyıcı imkan verir. 1910 ve 1930 MHz arasında 20Mhz koruma bandı vardır.

IMG-20150920-WA0010

 

 2.5. NESİL GEZGİN HABERLEŞME SİSTEMLERİ

 

Genel anlamda 2.5. Nesil , 2.nesil sistemelr için gerçekleştirilen tüm ileri yenilikleri temsilen kullanabilir. Bu yenilikler gerçekte , çoğu zaman planlanan 3.nesil sistemlerdeki neredeyse aynı yetenekleri sunmaktadır. 2.Nesil ve 2.5. nesil arasındaki sınır çizgisi oldukça bulanıktır. Teknik anlamda 2.nesil bir sistemin 2.5. nesil biçimine dönüştürülmüş olmasının söylenmesi çok zordur. Genel olarak bir 2.5. nesil sistem, izleyen teknolojilerden en az birini kapsar : yüksek hızlı devre anahtarlamalı veri ( HSCSD ) , genel paket radyo hizmetleri ( GPRS ) ve küresel evrim için artırılmış veri hızları ( EDGE ) . Bir IS-136 sistemi, GPRS ve EDGE’nin dahil edilmesiyle birlikte 2.5. kuşağa dönüşür. Benzer şekilde bir IS-95 sistemi, IS-95B veya CDMA2000 1x güncellemelerini içeriyorsa 2.5. nesil haline gelir.

 

3. NESİL GEZGİN HABERLEŞME SİSTEMLERİ :

Üçüncü nesil haberleşme sistemi ; gezgin terminallere ( cep telefonu, laptop, tablet vs. ) yüksek hızlı internet erişimi , hareketli resim iletimi gibi yüksek hız ve bant genişliği gerektiren hizmetlerin ISDN, DSL gibi sabit şebeke kalitesinde iletebilmek amacıyla tasarlanan hücresel haberleşme standartlarının ve teknolojisinin genel ismidir.

Üçüncü nesile geçiş Nedenleri :

Birinci nesil analog hücresel sistemlerden ikinci nesil sayısal hücresel sistemlere geçişin temel nedeni ; abone sayısının beklenilenin üzerinde artması ve iletişim alt yapısının bu artışa cevap veremez hale gelmesidir. İkinci nesilden üçüncü nesile geçiş nedenleri , birinci nesilden ikinci nesile geçiş nedenlerinden oldukça farklıdır. Mevcut ikinci nesil alt yapısı , artan abone sayısına cevap verebilecek esnek yapıya sahip olmasına rağmen, aşağıda sıralanan gelişmelerden dolayı yeni bir gezgin pazar oluşturma ve bunu destekleyecek yüksek hızlı ve büyük miktarda veri iletimini mümkün kılacak bir alt yapı oluşturmak amacıyla üçüncü nesil kavramı ortaya atılmıştır. Üçüncü nesile geçiş nedenleri kısaca şu şekilde özetlenebilir :  İnternetin geldiği nokta, IP’nin başarısı, paket anahtarlamalı teknolojilerde gelişme, gezgin haberleşmeye olan ilginin beklenenin çok üzerinde olması, elektronik ve gezgin e-ticaret kavramlarının ortaya çıkması, mevcut gezgin şebeke üzerinden veri iletim miktarının artması ve bu artışı destekleyen WAP ve GPRS gibi teknolojilerin gelişmesi.

Üçüncü Nesil Hücresel Haberleşme Sistemlerin Gelişimi :
ITU, birbiri ile uyumsuz standartlara sahip hücresel haberleşme sistemlerinin hızlı gelişimini takiben, 3G diye tabir edilen üçüncü nesil haberleşme standartlarını geliştirmek için çalışmalara başlamıştır.  Üçüncü nesil teknolojisi ile ilgili çalışmalar kullanılmakta olan ikinci nesil hücresel haberleşme sistemleri ile uyumlu , tüm dünyada geçerli, birleştirilmiş tek bir standardın geliştirilmesini hedeflemiştir. 1997 yılında standardı olarak CDMA teknolojisini önemsemesi ile 3G geliştirme çalışmaları hız kazanmıştır. 1998 yılında ITU , üçüncü nesil hücresel haberleşme standartlarının genel adı olarak IMT-2000’i ( International Mobile Telecommunications-year 2000 ) kabul etmiş , aynı yıl ETSI , Avrupa’da üçüncü nesil sistemler için kullanılacak standartları, UMTS ( Universal Mobile Telecommunications System ) adı altında ITU’ye küresel standart önerisi olarak sunmuştur. Bu gelişmeler karşısında Amerikan Qıalcomm Firması liderliğindeki CDMA Geliştirme grubuna dahil birkaç Amerikan şirketi, Amerika’da kullanılmakta olan hücresel sistemler olan AMPS ve CDMA ile uyumlu olan CDMA-2000’ni 3G küresel standardı olarak önermiştir.

 

IMG-20150920-WA0019

 

1998 yılı Aralık ayında, içlerinde Avrupa’dan ETSI , Japonya’dan ARIB ve TIC, Birleşik devletlerden ANSI ve Kore’den TTA  gibi dünyanın önde gelen standart enstitülerinin altı tanesi, üçüncü nesil gezgin haberleşme sisteminin mevcut GSM alt yapısı ile uyumlu olmasını sağlayacak teknik özellik ve standartları belirlemek amacı ile bir araya gelerek ; 3GPP ( 3G partnership Project ) ‘i oluşturdular. Ancak 3GPP’nin 3G için düşündüğü W-CDMA teknolojisinin kullanımına ilişkin telik haklarının Amerikan Qualcomm şirketinin elinde olması, IMT-2000’ni ve destekçi firmaları zor durumda bırakmış ayrıca UMTS’in global bir standart olmasının önünde bir engel teşkil etmiştir. 1999 yılı Mart sonlarına doğru UMTS’in önde gelen destekçilerinden Ericsson firmasının Qualcomm’un CDMA altyapı bölümünü satın alması ve iki şirket arasında telif hakları kullanımına ilişkin bir anlaşma imzalanması ile IMT-2000 bir dünya standardı haline gelmiştir. Bu gelişmeler sonucunda IMT-2000 , herbiri GSM ve IS-41 şebeke mimarisine uyumlu üç işletim modelini kapsayan CDMA tabanlı bir standart haline gelmiştir. Tüm çalışmaların sonucunda Avrupa ve Asya, Japonya ve Amerika için üç ayrı modelin ortaya çıkması , gelinen noktanın ikinci neslin ve şuanki durumundan pek de farklı olmadığını göstermektedir. Anca Japoya , Avrupa GSM topluluğuna katılarak W-CDMA’i taban olarak kabul etmiştir. Aşağıdaki tabloda Dünyadaki 3G Lisans uygulamalarının veriliş yılı ve bedeli vardır.

IMG-20150920-WA0009

 

IMG-20150920-WA0021

 

Genel hatlarıyla durum bu değerli arkadaşlar bir sonraki yazımda 4G ve 4.5G hakkında bilgi vereceğim görüşmek üzere..

Hakkında Burak Çankaya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir