Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Biyoloji / Gizli Saklı HIV Virüsleri: İnsanlar ve Maymunlar

Powered by free wordpress themes

Gizli Saklı HIV Virüsleri: İnsanlar ve Maymunlar

Tüm beden taraması, HIV tedavisini başka noktaya taşıyabilir!

Bir insana HIV virüsünün – ki HIV’ in maymunlardaki karşılığı SIV’ dir – bulaşıp bulaşmadığını görmek için, doktor kişiden kan veya tükürük örneği almaktadır. Bu yöntem bir kişinin bu virüsü taşıyıp taşımadığını öğrenmenin en hızlı yoludur fakat aynı zamanda tamamen kusursuz bir yöntem değildir. Bazen virütik ilaçlar ya da kişinin çok kuvvetli olan bağışıklık sistemi, hasarlı veya virüslü hücrelerinin değerlerini o kadar düşük gösterir ki; testler bunları göremeyebilir. Bilim insanları, tam olarak nerede olduklarından emin olamasalar da, insan vücudunda belli noktalarda virüslü ve hasarlı hücre yoğunluğunun çok fazla olabileceğini hatta bunların kan değerlerinde bile gözlenemeyeceğini varsaymaktadırlar. Emory Üniversitesi‘ nde görevli biyomühendisler tarafından yapılan ve bu hafta Nature Methods dergisinde de yayınlanan çalışmada, bilim insanlarının, bu virüs depolarının maymunlara yerleştirilmesi araştırmasına yer verilmiştir.

Bilim insanları bu virüslerin gizli sığınaklarını bulabilmek için eski bir makineyı farklı bir yöntemle kullanmaktadırlar. Bilim insanları, hasta maymunlara içinde sadece düşük oranda SIV virüsü içeren radyoaktif bir akışkan enjekte etmektedirler. Daha sonra, PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) adı verilen tarama yöntemini kullanarak, radyoaktif hücrelerin ışık vermelerini sağlayarak bilgisayar ortamında görüntülenmelerini sağlamaktadırlar.

 siv_reservoirs

     Açık rengli bölgeler, enfeksiyon kapmış maymunlardaki SIV hücre depoları (sol), diğeri ise enfeksiyon kapmamış, sağlıklı bir maymunun tomografisi (sağ).

     kaynak: http://press.nature.com/wp-content/uploads/files/2015/03/nmeth.3320.pdf

Bilim insanları bu yolla vücudun hangi bölgelerinin yüksek virütik konsantrasyona sahip olduğunu kolayca görebilmektedirler. Lenf düğümleri, bağırsak, erkek üreme kanalları gibi bazı bölgeler virüslere karşı çok hassas oldukları için, buralarda virüs yoğunluğunun fazla olması bilim insanları tarafından beklendiği gibi karşılanmıştır. Fakat geniz boşluğu ve akciğer bölgeleri, beklenenin dışında bölgelerdir. Bu durumdan dolayı, bilim insanları çektikleri tomografilerin doğruluğunu tespit etmek için, yüksek virütik konsantrasyona sahip görünen bölgelerden cerrahi yolla küçük parçalar alarak bunları, SIV enfeksiyonuna uğramamış maymunlardan alınan örnekler ile karşılaştırmışlardır.

HIV virüsünün günümüzdeki tedavisi, spesifik bir bölge veya organ üzerinden yapılamaz, diğer bir deyişle, nokta atışı yapamaz. Kullanılan ilaçlar tedavilerde hala çok güçlü bir etki göstermelerine rağmen, tahmin edildikleri kadar etkili değillerdir. Bu çalışmayı yürütenler, bu yöntemin insalardaki HIV depolarına ‘nokta atış yapmayı’ sağlamasını umuyorlar. Science dergisinde yayınlanan bir başka çalışmada da, virüs depolarının farklı bir yol ile belirlenebileceğini, gelecekteki HIV virüsü tedavilerinin yüksek virüs konsantrasyonuna sahip bölgelerine direkt olarak, doğru bir ilaçla müdahale edilebileceği ve belki de kişinin vücudundan virüsün kökünün tamamen kazınabileceği belirtilmiştir.

 

Çeviri: brkthegreatest

Kaynak: http://www.popsci.com/new-test-finds-hidden-reservoirs-hiv-equivalent-monkeys?dom=fb&src=SOC

Ana görsel kaynak: http://www.grad.uiowa.edu/sites/graduatecollege/files/u7/HIV-virus-WEB.jpg

Hakkında brkthegreatest

https://twitter.com/brkthegreatest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir