Anasayfa / Mühendislik / Küresel ısınma nasıl işler?

Powered by free wordpress themes

Küresel ısınma nasıl işler?

Küresel Isınma Nedir?

Küresel ısınma tam olarak nedir? Küresel ısınma dünyanın iklim değişikliğini tanımlamak için kullanılan terimdir. İnsan faaliyetlerinin bir sonucu olarak Dünya’nın sıcaklığının nispeten daha kısa sürede artması önemlidir. Bu sadece kuzey ya da sadece güney yarımküreyi etkilemiyor. Bu küresel uyarının iyice anlaşılması için Dünya’nın sistemini adeta bir saat mekanizması olarak düşünmeliyiz. Her bir küçük kadran birbirini etkilemektedir.

Sıcaklıktaki 1 derecelik artış bile küresel ısınma olarak sınıflandırılır. 100 yılda %0,4 derecelik artış endişe sebebi olmuştur. 2500 bilim insanından oluşan IPCC (Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli) Dünya’nın artan sıcaklığını kayda almış ve sadece 9 yılda 0,6 derece ısındığını ortaya çıkarmışlardır. Sadece son 10 yılda dünyanın iklimi 100 yıl öncekini ikiye katlamıştır.

Bu değişen sıcaklığa karşı çok aşırı tepki mi veriyoruz? Yoksa gerçekten bu kendi kendine olan bir şey mi? Küresel ısınma dünyadaki bilinen en iyi bilim insanları arasında son derece hararetli bir konudur. Al Gore kendisinin çok zaman ve kaynak harcadığı “Uygunsuz Gerçek” isimli belgeseli yayınlandığından beri, insanlar küresel ısınmanın sebepleri ve ilişkili sorunları tartışmaya başladılar. Çevre Koruma Ajansı (EPA) ile aynı fikirde olsan da olmasan da Dünya’nın atmosferine kesinlikle bir şeyler oluyor. Son 10 yıldır yapılan gözlemler dünyanın ısındığının kanıtıdır. Bu gerçekten durdurulamayacak doğal bir rastlantı mı? Ya da gerçek ve biz mi suçluyuz? Küresel ısınma tam olarak nedir ve bilim insanlarına göre nasıl işliyor?

Küresel ısınma ve iklimsel bozulma arasında bir fark yoktur. Evet hava durumu anomalileri ya da sıcaklığın hızla ve tahmin edilemez biçimde değiştiren olaylar olabilir. Evet küresel ısınma iklimsel bozulmanın ölçülebilir bir gözlemidir. Kirli hava kütlesinin canlı bir şehrin gökyüzünde olduğu düşünülmesi en kolay şey. Petrol, kömür, karbon dioksit, metan ve azot oksitten salınan gazların hepsi dünyanın üzerinde “kirli bir hava kütlesi” oluşturur. Kalabalık bir büyük şehir gibi, ne kadar çok gaz o kadar kalın bulut demektir. Zararlı gazlar bir bulutta ve kaçamadıkları atmosferde sıkışırlar. Güneş ışını dünyayı ısıttıkça gazlar içeride sıkışarak sıcaklığı arttırırlar. Temel olarak kendi kendimizi ürettiğimiz şeylerle yavaş yavaş kızarttığımızı düşünün.

Küresel ısınma bugün tüm dünyanın yüzleştiği ekolojik bir mücadeledir. Sera gazlarının seviyesi atmosferde aşırı derecede yükseliyor. Ancak biz hareketlerimize dikkat etmeyip fosil yakıtlara bağlılığımızı azaltmazsak, küresel ısınma yakın bir zamanda sona ermeyecektir.

Küresel Isınma Nasıl İşliyor?

Küresel ısınmanın oluşmasına aslında ne sebep olur? Güneş’in atmosferi ısıttığı etki. Sıcak güneşli bir günde bir süredir bekleyen arabana bindiğinde dışarıdaki ısının senin boğucu arabandan daha serin olduğunu anlarsın. Olan şey aslında şu: Güneş ışınları arabanın pencerelerinden girer. Isı arabadaki koltuklar, örtüler ve direksiyon gibi unsurlar tarafından soğurulur. Bu nesneler güneş tarafından salınan bu ısıyı salmaya başladıklarında, hepsi tam olarak çıkmaz. Isı tekrar arabanın içine yansır.

Arabadaki nesnelerden yayılan ısı pencerelerden yansıyan güneş ışınlarından farklı tür bir enerjidir. Giren enerji çıkan enerjiden daha fazladır. Sonuç olarak klimayı açıp camları açarak soğutmaya çalışırsın. Bu temel olarak küresel ısınmanın nasıl işlediğidir. İklim değişikliği bin yıllardır doğal olarak oluşur. Ancak bilim insanları son 50 yıldır, erimesi bin yıllar alması gereken fakat şu an eriyen buz kütleleri de dahil, sıcaklıkta şiddetli bir artış fark ettiler.

Gezegendeki artarak giden sıcaklık Dünya’nın geleceği için domino etkisi yaratabilir. Dünya’nın iklimindeki geniş çapta olan değişiklikler dehşet verici fırtınalar, kasırgalar, depremler ve diğer doğal afetler gibi aşırı hava koşullarına sebep olur. Ekolojik değişiklikler birçok türün yok oluşuna sebep olur. Ekolojik değişikliklerle dalgalanma etkisi yavaş yavaş evimize yaklaşır. Ekosistemlerin bozulması ile kendi çevremiz tehdit altına girer. Sanayi devriminden beri iklim değişikliği böylesine aşırı değişmemişti.

Ürettiğimiz sera gazları iklim değişikliğini %3 arttırarak eşsiz bir devinime sebep olmuştur. Gelecek açısından düşünelim. Henüz yeni yeni kurcalamaya ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmaya başladık. Eğer insanlar geri dönüşüm, petrol ve atmosfere yollanan fosil yakıtlarını azaltma konusunda yapmaları gerekeni yapsalar ve daha çok bilinçli olsalardı, bu %3 düşürülebilirdi. Bunun hep gelecek ile ilgili olması da gerekmiyor. Zaman çok kritik bir öneme sahiptir ve şimdiyi yaşayarak dünyamız ve atmosferimiz gerçek anlamda düzelebilir. Kirli hava yoğunluğu ve düşük hava kalitesi Çin, İtalya ve diğer ülkelerdeki fazla nüfuslu şehirlerdeki solunumsal semptomların başlıca sebepleridir.

Sera Etkisi

Küresel ısınma sera etkisinin artması ile olmuştur. Sera etkisi bazı gazlar atmosferde ısıyı tuttuğunda oluşur. Bu gazlar ısının tekrar uzaya kaçmasını engeller. Atmosferde daha fazla sera gazı, daha fazla ısı hapsolması anlamına gelir. Bu gezegeni ısıtan şey sera etkisidir ve bu olmasaydı dünya insanların yaşamına elverişli olmazdı. Ancak, sera gazlarındaki artış dünyanın sıcaklığındaki aşırı artışa sebep olarak küresel ısınma ile sonuçlanıyor.

Güneş ışıldar ve ışınları Dünya’nın atmosferine ve yüzeyine çarpar. Enerjinin yaklaşık %30’u bulutlar ve kar alanları ile uzaya tekrar yansıtılır. %70’i ise gezegende kalır. Dünyanın okyanusları ve karaları ısıyı tekrar uzaya yollar. Uzaya giderken ısının bir kısmı kaçar ve kalanı da metan, karbon dioksit (CO2), azot oksit (N2O), su buharı gibi sera gazları tarafından soğurulur. Kaçamayan ısı bu gezegeni dış uzaydan daha sıcak yapar.

Sera gazları ısının kendisi üzerinden kaçmasına izin vermeyerek sıcaklığı arttırır. Sıcaklık hızla değişmeye başladığında, bu daha da endişe verici bir hal alır. Dünya ısı tutan gazlardan oluşan bir katman ile sarmalanmıştır. Ne zaman bu gazlar atmosfere girse, adeta bir battaniye gibi davranır. Isıyı atmosfere hapseder ve küresel iklim koşullarını değiştirir.

Sera gazları fosil yakıtları ve ağaç ürünlerinin yakılması gibi insan faaliyetlerinin bir sonucu olarak atmosfere girerler. CO2 organik maddenin yanması sırasında salınan renksiz bir gazdır. Bugün insan faaliyetleri ve endüstriyel faaliyetler atmosfere çok miktarda CO2 salınmasına sebep oluyor. Atmosferde daha fazla CO2 olması daha fazla enerji soğurulması anlamına geliyor ve bu da dünyanın sıcaklığında bir artışla sonuçlanır.

Metan kömürden, katı atık sahalarındaki çöplerden ya da çeltik tarlarında ki bakterilerden çıkan yanıcı bir gazdır. Aynı karbondioksit gibi metan da ısıyı soğurur ve tekrar atmosfere salınmasını önler. Metan CO2’den 20 kat daha fazla ısı soğurur.

Azot oksit (N20) sanayi ve tarımsal faaliyeteler sırasında salınan başka bir gazdır. Azot oksit azotlu gübrelerin kullanımından dolayı büyük ölçüde salınır. N2O insanlar tarafından salınan CO2 kadar çok salınmaz ama N20 karbondioksitten daha fazla enerji (270 kat kadar) soğurur. Bu yüzden N2O’nun emilimini frenlemek gereklidir.

Sanayi son birkaç on yılda hızla gelişti. Bu endüstriyel sektörler sera gazlarını arttıran fosil yakıtlarını kullanıyorlar. Bu gazlar küresel ısınmanın başlıca sebebidir. ABD, Çin ve Hindistan gibi ülkeler iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için sera gazlarının emilimini kesmeye yönelik çalışıyorlar ve çok baskı altındalar.

İnsanlar dünyanın ısındığını inkâr etsinler ya da etmesinler ya da sadece basitçe dizaynları yöntemleri ve tüketimi değiştirme meselesi olsun ya da olmasın atmosfere bir şeyler oluyor. Son yüzyılda eriyen buzullar, yükselen deniz seviyeleri, artan fırtına faaliyetleri ve dünya da olan diğer etkiler gibi kanıtlar göz ardı edilemez. Bir saatin dişlilerini düşünün. Her şey düzgünce işlemek için birlikte çalışmak zorunda. Bir şey uyum sağlamazsa, iklim değişikliği gibi, sonuçlar felaket olur. Küresel ısınmayı bir gecede düzeltemeyiz bu yüzden de şimdi hareket zamanı.

Dünyanın yükselen karbondioksit seviyeleri tehlikeli olarak test edildi. Sanayi devriminden önce, geçmiş milyonlarca yılla karşılaştırınca, karbondioksit hiçbir zaman şimdiki kadar yüksek olmamıştı. Güneşte kalmış aracına bindiğinde hissettiğin şu yoğun, boğucu ısıyı düşün. Bu gerçekten çok memnun edici bir şey değil. Şimdi de iklim değişikliğinin bu tür bir kaynama noktasını arttırdığını düşün. Eğer küresel ısınma yıllar boyunca devam ederse, insan yaşamı eğlenceli, rahat ve hatta sürdürülebilir olmayabilir. Belki kimimiz vurdumduymazız sanki günlük yaşamı etkilemeyecekmiş gibi. Ama işin doğrusu günlük yaşamı ve gelecek nesilleri etkileyecek.

 

Kaynak Metin: http://www.conserve-energy-future.com/HowGlobalWarmingWorks.php

Çeviri: Şule Selçuk

Düzenleme: Burak Çankaya

 

 

Hakkında Burak Çankaya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir