Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Bilim İnsanları / Pisagor’un Harmonisi

Powered by free wordpress themes

Pisagor’un Harmonisi

Pisagor’un Müzik İle İlgisi

Pisagor’un matematik ve geometriye olan katkılarını hepimiz biliriz. Peki ya Pisagor’un yada “Pythagoras”ın müzikle ilgisi nedir?

pythagoras-tuning

Çoğunuz bunu daha önce duymamış olabilirsiniz fakat Pisagor, müziğe büyük katkılarda bulunmuş, ve hatta bugün kullandığımız notasyonun (nota düzeni) temelini atmış, müzikteki matematiksel gizemi keşfederek notaları kağıda aktarmayı başarmıştır.

Bir efsaneye göre bunu; bir demirci dükkanının önünden geçerken demir ustasının birbirinden değişik maddelerle demire vurarak farklı sesler çıkardığını keşfederek yapmıştır. 9. yüzyılda müzik sadece kulakla nesilden nesile geçmekte ve hatta eserler bu nedenle değişime uğramakta ve yanlış aktarılmaktaydı. Fakat Pisagor’un notaları kağıda dökmesi sayesinde eserler daha kalıcı hale gelmiş, daha uzun eserler yazılmaya başlanmış ve sanatçıların ilk defa duydukları bir eseri bile notalara bakarak çalabilmesini sağlamıştır.

Peki Pisagor’un müziğe yakınlığı bu kadarla sınırlı mıydı? Tabi ki hayır! Pisagor, bu harmonik sayılar ile evrenin düzenini açıklamış, bugün bile bilim insanları tarafından tartışılan bir önermeye imza atmıştır. O’na göre evren bir sayı uyumudur çünkü tek nihai şeyin sayılar olduğuna, matematik aracılığıyla her şeyin tahmin edilebileceğine ve ölçülebileceğine inanırdı. O’na göre matematik her “şey”di.

 

pythagoras-knapp

 

Pisagor’un evreni bir sayı uyumu olarak görmesinin de elbette bir temellendirmesi bulunmaktadır. Bunu şöyle açıklar ; Dünya zıtlıklardan oluşur. Doğadaki bütün zıtlığın kökeni “bir” ile “çok” arasındaki zıtlıktır. Oysa saltık(tek başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan) ne tek ne de çifttir ve aynı zamanda hem tek hem de çifttir. Geometriden de hatırladığımız üzere ilk varlığı bir(nokta) ile açıklar. daha sonra nokta, bir devinimle çizgiyi, çizgi satıhı (yüzeyi),satıh ise cisimi oluşturur.Böylece her cisim bir sayının karşılığı haline gelir. insanlar bir ile sayar ve aynı zamanda bir ile düşünürler.Bir insanla tanrı arasındaki ortak bir ilkedir.Aynı zamanda Evrenin düzenini anlatmak için kullandığı Kürelerin Armonisi(müziği) adında bir önermesi/varsayımı da vardır.

 

201103032043-nm1010-pythagor

 

Bu önermeye göre gezegenler müzikal oranlara göre dizilmişlerdir ve aralarındaki uzaklıklar müzikal aralıklarla devam etmektedir.Notalara paralel olarak sayıların da belirli bir düzene bağlı olduğunu savunan Pisagor’un bu varsayımında dokuz kozmik şeklin(sifer) hareketiyle algılayamadığımız uyumlu bir ses oluşturduğu öne sürülür.Aynı zamanda o yıllarda müzikle tedavinin mümkün olduğuna inanılmaktaydı çünkü hastalıkların insanın iç armonisinin bozulduğunu gösterdiğini düşünüyorlardı ve Pisagor da bunu savunuyordu. Pisagor’un o dönemde hastalara belirli ses ve melodileri sürekli tekrarlatarak dinlettiği ve böylece hastaları tedavi etmeye çalıştığı bilinmektedir. Bilim insanları 9. yüzyılda ortaya atılmış bu tezi hala

 

Alıntı : http://www.premingerkalemdairesi.com/pisagorun-harmonisi/

Yazar : Sena Açıkgöz

 

Hakkında Burak Çankaya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir