Anasayfa / Biyoloji / Renkleri Koklamak, Sayıları Tatmak: Sinestezi

Powered by free wordpress themes

Renkleri Koklamak, Sayıları Tatmak: Sinestezi

Özet: Sinestezi, sözlükte ‘’duyum ikiliği, birleşik duyu’’ olarak geçer. Duyuların birlikte algılanması ya da birbirine karışması durumu olarak tanımlanır. Sinestezi, doğum sırasında beynimizde bize bir yaşam boyunca yeteceğinden çok daha fazla sayıda bulunan nöron arası bağlantıların normal insanlarda zamanla yok olurken, sinesteziklerde bu bağlantıların yok olmamasından kaynaklanır. Sinestezik hastalarda beyin, duyduğu sesleri zihinde görsele çeviriyor, gördüğü şeyleri ise seslere dönüştürerek algılanmasını sağlıyor. Kısaca seslerin koklandığı, şekillerin tadıldığı ve renklerin duyulduğu bir mekanizmadan söz edebiliriz.

************************************

Sinestezik kişilerde bir duyunun algılanması, başka bir duyunun da algısını tetiklemektedir. Böylelikle iki ya da daha fazla duyunun algılanması birlikte olmaktadır. Sinestezi hastalığı sonradan kazanılan sinestezi ve nedeni bilinmeyen sinestezi olmak üzere iki ayrı başlık altında incelenebilir. Genel olarak sonradan kazanılan sinestezi başka hastalıkların varlığında ortaya çıkarken nedeni bilinmeyen sinestezi yaklaşık 25.000 kişide bir görülen nadir rastlanan bir durumdur. Sonradan kazanılan sinestezi kalıcı olabileceği gibi geçici süreyle oluşan sinestezik durumlar da vardır.

Bu duruma başa alınan darbeler, çeşitli kimyasalların kullanımı sırasında yan etki oluşturması veya beynin orta temporal lobunun hasar görmesi sayılabilir. Her sinestezi hastası, hastalığı aynı derece yaşamaz. Yaşanan deneyimler ve gözlenen durumlar hastadan hastaya farklılık gösterir. Ayrıca bu hastalığa yatkın bir insan tipinden söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle sinestezi hastalığıyla ilgili genelleme yapmak oldukça zordur.

Tatları, kokuları, sesleri renk olarak algılayan sinestezikler ise daha az görülmektedir. Bu gruba dahil olan sinesteziklerin hafızaları diğer gruba göre daha zayıftır. Yaşadıkları ve hatırlayamadıkları bir olayı seneler sonra hafızaları sayesinde değil, olaya atfettikleri bir koku sayesinde hatırlayabilirler. Onlara göre her şehrin, her evin, her yerin, her tadın, her sesin sahip olduğu değişik renkler vardır. Hafıza; koku, ses, tat gibi algıları beyne renk olarak işler.

Sinestezik kişiler, rakamları ya da harfleri duyabilir, onları bir renkte görebilir ve herhangi bir rengi bir harf ya da rakamla ilişkilendirebilir. Richard Feynman, What Do You Care What Other People Think? isimli kitabında, “Bir denkleme baktığımda, nedenini bilmiyorum ama, harfleri renkli görüyorum, benim için; j’ler açık kahverengi, n’ler mavi-mor arası ve x’ler koyu kahverengi.” diyor. Bu ifadesinden, Feynman’ın da sinestezik olduğunu anlayabiliriz.

     Görsel kaynağı: Wikimedia.org

 

Bazı Ünlü Sinestezi Hastaları

Johann van Goethe, Vasilly Kandinsky, Jimi Hendrix, Richard Feynman, Vladimir Nabokov, Amy Beach, Gyorgy Ligeti, Joachim Raff, Henrik Wiese, Franz Liszt, Olivier Messiaen, Konstantin Saradzhev, Lorde, Pharrel Williams

 

Yazımın sonuna Twitter’dan biyoloji vasıtasıyla tanıştığım ve sinestezik olan Can Hocamla yaptığım bir sohbetten kesinti eklemek istedim.

Adı Hasan Can Küçükali, kendisi Marmara Biyoloji mezunu ve şu an yüksek lisans yapıyor.

 

Sinestezinizi anlatır mısınız?

Can K.: Benimki daha çok koku-renk ilişkisi. İnsanların seslerini unutmam. Ten renklerini de aynı şekilde. Bazı insanların yanında hapşırıyorum mesela. Söyleyemiyorum ama tenleri polen gibi kokuyor. Özellikle klasik müzik dinlerken tabloya bakar gibi oluyorum çünkü tüm sesleri alıyorum.

Hafızanızı güçlendirmiş, değil mi?

Can K.: Hafızaya ciddi etkileri oluyor. Hem iyi hem kötü. Renkli yazılar ve başlıklar anında yer ediyor. Kolay kolay unutmuyorum. Sinestezi ilk başta kulağa güzel geliyor ancak fazla yorulduğumu hissediyorum. Özellikle stres eşiğim düşük oluyor. Kitaplık dizmek çok zor oluyor mesela. Çok parametre var. Boyu, rengi, genişliği, kalınlığı…

Yani türlerine göre değil, boy ve renklerine göre mi diziyorsunuz? Boyut mu ağırlıklı, renk mi?

Can K.: Genellikle boyut. Yan yana duranlar aynı boy olmalı. Renkler de önemli ama onu da işin içine katınca hiç dizilmiyorlar. Odamı komple maviye boyadım.

Neden mavi?

Can K.: Deniz, mavi, sakinlik… Oda deniz tuzu kokuyormuş gibi.

Turuncunun midenizi bulandırdığını söylemiştiniz. Neden?

Can K.: Turuncu… Kabus gibi bir renk. Bir kere çok sıcak. Bunaltıyor.

Bağdaştırdığınız bir şey var mı?

Can K.: Çok. Matematik mesela. Komple turuncu.

Biyoloji? Yeşil ya da mavidir herhalde.

Can K.: Biyoloji mavi. Coğrafya yeşil. Tarih kırmızı. İlginçtir tarihi severim.

Sinestezinin yediğiniz yemeklere etkisi var mı?

Can K.: Yemek seçmiyorum. Bir iki tanesi dışında. Tarhana mesela. Pişirilmeden önce toz halindeyken biraz turuncumsu. Pişince de turuncu-kırmızı arası bir renk oluyor. Bir de yöresel bir yemeğimiz var malez diye. Kabaktan yapılıyor. Malum kabak da turuncu.

Peki size gürültü gibi gelen müzikler var mı? Tekno gibi?

Can K.: Rap, pop benim için can sıkıcı. Hep aynı ritim. Neredeyse hiç enstrüman yok. Tamamen bilgisayar. Renksiz. Kokusuz. Bomboş. Tekno sanki şey gibi; sanatçı tablo yapmak için boyaları almış ama boyaları tuvale anlamsız bir şekilde fırlatmış gibi.

Peki roman okurken nasıl hissediyorsunuz?

Can K.: Romanlar çok farklı oluyor. Bir odayı betimlerlerken odayı kokusuna kadar algılıyorum. O yüzden kitapların yeri çok ayrı.

Harika bir şey! Sorularımı cevapladığınız için teşekkür ederim.

Can K.: Rica ederim.

 

Hasan Can Küçükali, Twitter: @johncordyceps

 

Kaynakça:

http://www.bilgiustam.com/sinestezi-hastaligi-nedir/

https://onedio.com/haber/bir-garip-olay-tatlari-kokulari-ve-sesleri-renk-olarak-algilama-durumu-olan-sinestezi-599626

https://www.fizikist.com/sinestezi-muzigi-gormek-kelimeleri-tatmak/

Hakkında Elif Kanber

Eskiden hiçbir şey yapmamak için her şeyi yapardım, şimdi Atatürk’ün “Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar.” sözündeki gibi yorulmadan ilerliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir