Anasayfa / Tag Archives: bilim

Tag Archives: bilim

Renkleri Koklamak, Sayıları Tatmak: Sinestezi

Özet: Sinestezi, sözlükte ‘’duyum ikiliği, birleşik duyu’’ olarak geçer. Duyuların birlikte algılanması ya da birbirine karışması durumu olarak tanımlanır. Sinestezi, doğum sırasında beynimizde bize bir yaşam boyunca yeteceğinden çok daha fazla sayıda bulunan nöron arası bağlantıların normal insanlarda zamanla yok olurken, sinesteziklerde bu bağlantıların yok olmamasından kaynaklanır. Sinestezik hastalarda beyin, duyduğu sesleri zihinde görsele çeviriyor, gördüğü şeyleri ise seslere dönüştürerek algılanmasını sağlıyor. Kısaca seslerin koklandığı, şekillerin tadıldığı ve renklerin duyulduğu bir mekanizmadan söz edebiliriz. ************************************ Sinestezik kişilerde bir duyunun algılanması, başka bir duyunun da algısını tetiklemektedir. Böylelikle iki ya da daha fazla duyunun algılanması birlikte olmaktadır. Sinestezi hastalığı sonradan kazanılan sinestezi …

Devamını Oku »

Dissosiyatif kimlik bozukluğu (çoklu kişilik bozukluğu) nedir?

Özet: Dissosiyatif kimlik bozukluğu (DKB), daha önce çoklu kişilik bozukluğu olarak adlandırılmıştır. Bu bozukluğa sahip kişiler, kendi kişiliklerinin yanında, bilinçli veya bilinçsiz, bir veya daha fazla alternatif kişilik geliştirir. DKB; hafıza, bilinç ya da farkındalığın, kimlik ve/veya algının parçalanması ya da bozulması durumudur. Zihinsel işlevler normal olarak sorunsuz çalışmaya devam eder. ************************ Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Nedir? Çoklu kişilik bozukluğu (dissociative identity disorder), kişinin bilinç düzeyinde birbirinden farklı, en az iki kişiliğe sahip olması ve bu kişilik yapıları arasında geçişler yaşaması durumuyla karakterize olmuş olan psikolojik bir hastalıktır. Çoklu kişilik bozukluğu genellikle, farklı kişiliklere kümelenmeden çok bir çeşit parçalanma olarak görülür. DKB’li …

Devamını Oku »

4-Küresel Isınmanın Doğal ve İnsan Kaynaklı Nedenleri

Küresel ısınma atmosfere insanlar tarafından salınan çeşitli sera gazlarından dolayı dünyanın ortalama sıcaklığındaki artıştır. Küresel ısınma dünyada çeşitli yerleri etkilemektedir. Küresel ısınma yüzünden buzullar erimekte ve dolayısıyla deniz seviyesi yükselmektedir. Deniz seviyesinin yükselmesi deniz seviyesine yakın bölgelerde yaşayan insanlara tehlike teşkil ediyor. Deniz seviyesinin yükselmesi bitkilerin üzerini kapatır ve ölmelerine sebep olur. Bitkiler ölünce hayvanlar ana besin kaynağını kaybederler. Biz insanlar ise iki besin kaynağımızı da- bitkiler ve hayvanlar-kaybederiz. Bu aynı zamanda insanların evlerini de kaybetmesine sebep olabilir. Başka bir deyişle eğer küresel ısınmayı zamanında durdurulmazsa tüm zincir etkilenecektir. Küresel sıcaklığın %3 artmasıyla çoğu kişi küresel ısınmanın yükselişte olduğunu düşünüyor. …

Devamını Oku »

3-Küresel Isınma Üzerine 30 Mit ve Gerçek

Küresel Isınma Üzerine 30 Mit ve Gerçek ABD’de daha soğuk kışlar artarak yaşanmaya devam ederken, çoğu kişi bu kadar aşırı hava şartları ve dondurucu soğuğun hangi etmenlere bağlanması gerektiğinden emin değil. Soruyu şöyle sormak gerekli: Phoneix ve Las Vegas gibi yerlerde geçen sene kar yağdıysa nasıl küresel ısınma olabilir? Aslında küresel ısınma dünyanın bir ateş topuna dönüşeceği anlamına gelmiyor. Ancak şüpheciler bu ısrarlı hava durumu ve iklim değişikliklerini bir tesadüf olarak görüyorlar. Küresel ısınma gerçek mi? İşte bilim ile komplo teorilerini birbirinden ayıran 30 tane küresel ısınma mitleri ve gerçekleri. Mit: Küresel ısınma gerçek değildir: Gerçek: Eğer araştırma yapmadan olayın …

Devamını Oku »

Makine öğrenmesine nereden başlanır?

Özet:Günümüzde yapay zeka her tarafta. Yapay zeka nedir ve bu konuya nereden giriş yapılır yazımızda bunlardan bahsettik. ************************************************** Makine Öğrenmesi(Yapay Zeka) Nedir? Makine öğrenimi, analitik model oluşturma işlemini otomatikleştiren bir veri analizi yöntemidir. Veriden tekrar ederek öğrenen algoritmalar ile makine öğrenmesi veride nereye bakacağını açıkça belirtmeden önemli bilgileri öğrenmesini sağlar. Geçen on yılda,makine öğrenmesi sayesinde Kendi kendini süren arabalar,uygulamalı ses algılama,efektif ağ tarama ve muazzam ölçüde insan genomunu bilgisine ulaştık.Makine öğrenmesi bu günlerde çok yaygın ve büyük ihtimalle binlerce yerde fark etmeden kullanıyoruz.Bir çok araştırmacı bunun insan seviyesinde yapay zeka için en uygun yol olduğunu düşünüyor.Makine öğrenmesi yapay zekanın alt dallarında …

Devamını Oku »

Bilim Ve Din Neden Çelişir ?

Özet: Berkeley’e göre gözlemlenmeyen şeyler varlığını sürdürmezdi. Gözlemlenmek var olmaktır. bilim, din olmadan olmaz diye bir şey yok olur. Ve bu yüzden bilim ve din, bilim ve Tanrı birbirleri ile bağdaştırılmamalı. Bilimin dine ihtiyacı yoktur. *********************** Yazının Tamamı Berkeley’e göre gözlemlenmeyen şeyler varlığını sürdürmezdi. Gözlemlenmek var olmaktır. Odanızdan çıktığınızda, artık o odada görmediğiniz masa nasıl var oluyordu öyleyse? Berkeley’e göre Tanrı sürekli olarak, her şeyi gözlemlediği için, biz gözlemlemediğimiz zaman bile nesneler var olmaya devam ediyordu. Peki kendisi (bir çok inanan gibi) Tanrı’yı gözlemleyebilmiş miydi? Hadi Berkeley’in söylediğine göre hareket edelim, şimdi eğer her şey sürekli olarak Tanrı onları gözlemlediği için var …

Devamını Oku »

Simülasyon Felsefenin Konusu Mudur?

Özet: Bu konuyu seçmemin sebebi, bilim severleri ve bazı bilim insanlarını kendi içinde ikiye bölen bir tartışma konusu oluşudur. ************************* Yazının Tamamı Bilimsel çalışmalarda simülasyonlardan faydalanırken, bazı bilim insanları konuya “simülasyon felsefenin konusudur!’’ diye bakıyor. Konuya simülasyon tanımı ile başlamak istiyorum. Simülasyon; teknik olmayan bir anlamda bir şeyin benzeri veya sahtesi anlamına gelir. Teknik anlamda gerçek bir dünyanın süreci veya sistemin işitilmesinin zaman üzerinden taklit edilmesidir. İngilizce bir kelime olup benzetim anlamına gelmektedir. Simülasyon felsefenin mi bilimin mi konusu tartışmasından önce, “simülasyon’’ kavramı kendi içinde konulara dağılmaktadır. Fiziksel Simülasyon: Bilgisayar tabanlı fiziksel simülasyonda, bir öğrencinin elverişli ortamda öğrenmesi için fiziksel …

Devamını Oku »

Kablosuz Enerji Transferiyle Odadaki Cihazları Şarj Edin!

  Özet: Disney Research tarafından geliştirilen ve bir oda boyunca kablosuz olarak elektriği ileten yeni bir yöntem, kullanıcıların elektronik cihazlarını sorunsuz bir şekilde WiFi-Hotspot(paylaşım) noktalarına bağlandığı gibi şarj etmesini sağlayacak; böylece elektrik kablolarına veya şarj yuvalarına olan ihtiyacı ortadan kalkacak. Araştırmacılar, kuasistanik boşluk rezonansı (QSCR) adı verilen yöntemlerini laboratuvarlarında özel olarak inşa edilmiş 16 x 16 ayaklık bir oda içinde gösterdiler. Aynı anda birkaç cep telefonunun, fanın ve ışığın aynı anda çalıştırılmasını mümkün kılan, alanın iç kısmınında sürekli olarak bulunan manyetik dalgaları güvenli bir şekilde yarattılar. Disney Research‘ün ortak araştırma direktörü  Alanson Sample, “Bu yeni yenilikçi yöntem sayesinde kablosuz elektrik …

Devamını Oku »

Yoksa Big Bang yok mu ?

Einstein’ın genel röletivite teoremine uygulanan yeni model tamamlayıcı  kuantum düzeltme terimlerine göre Evren sonsuzda beri varolmuş olabilir.  ( yani big bang teorisindeki gibi bir başlangıcı olmayabilir ) . Ayrıca bu yeni model kara madde ve kara enerji problemlerini tek seferde çözebilir. Geniş bir şekilde kabul göre evrenin yaşı gene röletivite kuramına göre 13.8 milyar yıl olarak tahmin edilir. Başlangıçta  var olan herşeyin tekli sonsuz yoğunluk noktası olduğu düşünülür. ( veya tekillik ) . Sadece bu noktadan sonra başlayan genişme ” Big Bang ” diye adlandırılır ve evrenin resmi olarak başladığı andır. Buna rağmen Big Bang tekilliliği aniden ve elinde olmayan sebeplerle rölativite …

Devamını Oku »

Pisagor’un Harmonisi

Pisagor’un Müzik İle İlgisi Pisagor’un matematik ve geometriye olan katkılarını hepimiz biliriz. Peki ya Pisagor’un yada “Pythagoras”ın müzikle ilgisi nedir? Çoğunuz bunu daha önce duymamış olabilirsiniz fakat Pisagor, müziğe büyük katkılarda bulunmuş, ve hatta bugün kullandığımız notasyonun (nota düzeni) temelini atmış, müzikteki matematiksel gizemi keşfederek notaları kağıda aktarmayı başarmıştır. Bir efsaneye göre bunu; bir demirci dükkanının önünden geçerken demir ustasının birbirinden değişik maddelerle demire vurarak farklı sesler çıkardığını keşfederek yapmıştır. 9. yüzyılda müzik sadece kulakla nesilden nesile geçmekte ve hatta eserler bu nedenle değişime uğramakta ve yanlış aktarılmaktaydı. Fakat Pisagor’un notaları kağıda dökmesi sayesinde eserler daha kalıcı hale gelmiş, daha …

Devamını Oku »