Anasayfa / Tag Archives: bilimtreni

Tag Archives: bilimtreni

3-Küresel Isınma Üzerine 30 Mit ve Gerçek

Küresel Isınma Üzerine 30 Mit ve Gerçek ABD’de daha soğuk kışlar artarak yaşanmaya devam ederken, çoğu kişi bu kadar aşırı hava şartları ve dondurucu soğuğun hangi etmenlere bağlanması gerektiğinden emin değil. Soruyu şöyle sormak gerekli: Phoneix ve Las Vegas gibi yerlerde geçen sene kar yağdıysa nasıl küresel ısınma olabilir? Aslında küresel ısınma dünyanın bir ateş topuna dönüşeceği anlamına gelmiyor. Ancak şüpheciler bu ısrarlı hava durumu ve iklim değişikliklerini bir tesadüf olarak görüyorlar. Küresel ısınma gerçek mi? İşte bilim ile komplo teorilerini birbirinden ayıran 30 tane küresel ısınma mitleri ve gerçekleri. Mit: Küresel ısınma gerçek değildir: Gerçek: Eğer araştırma yapmadan olayın …

Devamını Oku »

Kablosuz Enerji Transferiyle Odadaki Cihazları Şarj Edin!

  Özet: Disney Research tarafından geliştirilen ve bir oda boyunca kablosuz olarak elektriği ileten yeni bir yöntem, kullanıcıların elektronik cihazlarını sorunsuz bir şekilde WiFi-Hotspot(paylaşım) noktalarına bağlandığı gibi şarj etmesini sağlayacak; böylece elektrik kablolarına veya şarj yuvalarına olan ihtiyacı ortadan kalkacak. Araştırmacılar, kuasistanik boşluk rezonansı (QSCR) adı verilen yöntemlerini laboratuvarlarında özel olarak inşa edilmiş 16 x 16 ayaklık bir oda içinde gösterdiler. Aynı anda birkaç cep telefonunun, fanın ve ışığın aynı anda çalıştırılmasını mümkün kılan, alanın iç kısmınında sürekli olarak bulunan manyetik dalgaları güvenli bir şekilde yarattılar. Disney Research‘ün ortak araştırma direktörü  Alanson Sample, “Bu yeni yenilikçi yöntem sayesinde kablosuz elektrik …

Devamını Oku »

Yoksa Big Bang yok mu ?

Einstein’ın genel röletivite teoremine uygulanan yeni model tamamlayıcı  kuantum düzeltme terimlerine göre Evren sonsuzda beri varolmuş olabilir.  ( yani big bang teorisindeki gibi bir başlangıcı olmayabilir ) . Ayrıca bu yeni model kara madde ve kara enerji problemlerini tek seferde çözebilir. Geniş bir şekilde kabul göre evrenin yaşı gene röletivite kuramına göre 13.8 milyar yıl olarak tahmin edilir. Başlangıçta  var olan herşeyin tekli sonsuz yoğunluk noktası olduğu düşünülür. ( veya tekillik ) . Sadece bu noktadan sonra başlayan genişme ” Big Bang ” diye adlandırılır ve evrenin resmi olarak başladığı andır. Buna rağmen Big Bang tekilliliği aniden ve elinde olmayan sebeplerle rölativite …

Devamını Oku »

Pisagor’un Harmonisi

Pisagor’un Müzik İle İlgisi Pisagor’un matematik ve geometriye olan katkılarını hepimiz biliriz. Peki ya Pisagor’un yada “Pythagoras”ın müzikle ilgisi nedir? Çoğunuz bunu daha önce duymamış olabilirsiniz fakat Pisagor, müziğe büyük katkılarda bulunmuş, ve hatta bugün kullandığımız notasyonun (nota düzeni) temelini atmış, müzikteki matematiksel gizemi keşfederek notaları kağıda aktarmayı başarmıştır. Bir efsaneye göre bunu; bir demirci dükkanının önünden geçerken demir ustasının birbirinden değişik maddelerle demire vurarak farklı sesler çıkardığını keşfederek yapmıştır. 9. yüzyılda müzik sadece kulakla nesilden nesile geçmekte ve hatta eserler bu nedenle değişime uğramakta ve yanlış aktarılmaktaydı. Fakat Pisagor’un notaları kağıda dökmesi sayesinde eserler daha kalıcı hale gelmiş, daha …

Devamını Oku »

Güneş Enerjisi Serisi 1: Fotovoltaik Nasıl Çalışır?

Fotovoltaikler ışığın atomik düzeyde elektriğe dönüşmesidir. Bazı maddeler ” fotoelektrik etki” olarak bilinen ışığın fotonlarını absorve eden ve elektronlarını serbest bırakan özellik gösterir. Bu serbest elektronlar yakalandığında elektrik akımı gibi kullanılabilir. Fotovoltaik etki ilk defa Fransız fizikçi Edmond Becquerel tarafından 1839 yılında ışığa maruz kaldığında küçük miktarda elektrik üreten malzemeler farketmiştir. Şurada güzel bir animasyon var buraya tıklayıp izleyebilirsiniz. 1905 yılında ise Albert Einstein ışığın doğası ve fotovoltaik etki fotovoltaik teknolojisinin dayandığı teknolojidir, bu sayede nobeli kazanmasına sebep olmuştur. Fizik alanında ilk Fotovoltaik modül Bell Laboratuvarlarında 1954 yılında yapıldı. Güneş pili olarak tasarlandı ve çoğunlukla sadece meraktı ve yaygın kullanım kazandırmak için çok …

Devamını Oku »

Microsoft’dan DNA’ya Veri Depolanması İçin Büyük Adım

Özet: Microsoft DNA’ya 200Mb’lık veri kaydettiklerini açıkladı. Bilim insanları bunun sadece bir adım olduğunu söylüyor ve çalışmaların devamında yıllar içerisinde  DNA’nın günümüzdeki standart veri kaydedilen cihazların yerini alabileceğini düşünüyorlar.   Microsoft, DNA’da uzun vadede bilgi depolamanın şirketlerin bugün bel bağladığı manyetik teyplerden daha iyi bir yol olduğunu belirtiyor. Dibinde kuru tuzla bir test tüpü gibi görülüyor olsa da; Microsoft’a göre bu, veri depolamanın geleceği olabilir. Şirket bugün “Savaş ve Barış” ve diğer 99 edebi klasiğin de aralarında bulunduğu aşağı yukarı 200 Megabaytlık verinin DNA içerisine yazılmış olduğunu bildirdi. Araştırmacılar bu dijital verinin DNA’da depolanabileceğini önceden kanıtlamıştı, ama Microsoft hiç bu …

Devamını Oku »

Tümör hücreleri için en çok temel yapıtaşını şeker değil, aminoasitler sağlıyor !

Kanser hücreleri, kontrolsüz bir şekilde bölünme ve yeni tümör hücresi sürüleri yaratma kabiliyetleriyle ünlü. Hızla çoğalan bu hücrelerin tükettiği yakıtın çoğu bir tür şeker olan glikoz. Biliminsanları, kanser hücreleri de dahil olmak üzere yeni hücreleri oluşturan hücre kitlesinin çoğunun glikozdan geldiğine inanmaktaydı. Fakat, MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) biyologları meğerse yeni hücre materyali için en büyük kaynağın, hücrelerin çok daha küçük miktarlarda tükettiği aminoasitler olduğunu keşfettiler. Bulgular, kanser hücresi metabolizmasına bakmanın yeni bir yolunu, biliminsanlarının kanser hücrelerinin büyüme ve bölünme kabiliyetini kesen yeni ilaçlar ortaya çıkaracağını ümit ettiği bir araştırma alanı sunuyor. Eisen & Chang Kariyer Gelişimi Biyoloji Doçent Doktoru ve …

Devamını Oku »

Bilim insanları Artık Acı Veren Anılarımızı Nasıl Sileceğimizi Biliyor

Hepimizin geçmişinde unutmak ve hatırlamak  istemediği birtakım kötü anıları vardır.  Kötü ayrılıklar , travmatik deneyimler ve ölen yakınları gibi … Ne kadar çabalarsak çabalayalım , bu kötü anılarımız bizi ele geçirmeye çalışır ve kaygı, fobi ve travma sonrası oluşan stres bozukluğu gibi durumlar zaman zaman bunları tetikler. Fakat biliminsanları yaptıkları bu yeni keşifle daha önce düşündüğümüz kötü bir şeyin hafızamızda kalıcı olmaması yönünde bir başarının eşiğine gelmişlerdir.  ( kötü anıları iyi anı olarak ve kalıcı olarak saklamayı başardılar ) Aslında , araştırmacılar bu kötü anıların nasıl silineceğini, değiştirileceğini ve hatta hafızalara yerleştireceğini çözdüler ; üstelik sadece hayvanlar için değil insanlar …

Devamını Oku »

Fizikçiler Canlı Bir Varlığın Hafızasını Işınlayan Bir Metod Geliştiriyor

Günümüzde ve yakın gelecekte bir nesneyi bütünüyle bir yerden diğer bir yere filmlerdeki gibi taşıma ( ışınlama ) olasılığımız var ama aynı durum hafızamız için söylenemez (di) . İlk başlarda fizikçiler ” Schrödinger’in kedisi ” durumuna benzer bu teoride, bir canlının aynı zamanda iki yerde birden olmasına banzer  ” canlının hafızasının başka bir yere ışınlanmasını sağlayan ” bir metod geliştirdiler. Bu aşamada sadece bakterilere nasıl bu işi yaptıracaklarını çözdüler, fakat daha karışık şeylerin ışınlanmasında bu yaptıkları iş ; olaya daha hakim olmaları için anahtar çalışma olabilir. Purdue Üniversitesin’den Toncang Li diyor ki : ” mikroorganizmaları aynı anda iki yere koymak için …

Devamını Oku »