Powered by free wordpress themes

kayseri escort samsun escort bodrum escort ankara escort ankara escort eskişehir escort porno izle izmir escort antalya escort ankara escort ankara escort ankara escort istanbul escort
Anasayfa / Tag Archives: nöropsikoloji

Tag Archives: nöropsikoloji

Kronik Stres Ruhsal Hastalık Riskini Artırıyor

Kronik stres sizi ruhsal hastalıklara daha hassas hale getirebilir. Moleküler Psikiyatri dergisinde yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar, kronik stres’in beyinde uzun – vadeli değişiklikler yarattığını buldular.  Bu değişiklikler, kronik stresi yaşayan kişilerin ayrıca sonraki hayatlarında duygu durum ve anksiyete bozukluklarına neden daha yatkın olduklarını açıklayabilir. California – Berkeley Üniversitesi’nden araştırmacılar, kronik stres’in beyin üzerindeki etkilerini gösteren bir dizi deney yaptılar.  Böyle stres normalden daha fazla miyelin – üreten hücreler yarattığını, ama daha az nöron oluşturduğunu keşfettiler. Bu bozulma sonucu beynin belli bölgelerinde aşırı olan miyelin, iletişim, zamanlama ve dengeyi olumsuz etkiliyor. Araştırmacılar özellikle, stres’in beynin hipokampus’unu nasıl etkilediğine baktı. Stres, depresyon ve çeşitli ruhsal hastalıklar gibi ruhsal bozuklukların gelişiminde rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Kaynaklar: www.psychologytoday.compsychology.about.com/ …

Devamını Oku »

Nöronlar ve Diğer Hücreler

Nöronların diğer hücreler ile benzerlikleri: Nöronlar ve diğer vücut hücreleri genetik bilgiler taşıyan bir çekirdek içerir. Nöronlar ve diğer vücut hücreleri hücreyi koruyan bir zar ile çevrilidir. Her iki hücre türün de hücre gövdeleri, hücrelerin yaşam desteği olan, mitokondri, golgi organları ve sitoplazma da dahil olmak üzere organellerini içerir. Nöronları benzersiz kılan farklılıklar: Diğer vücut hücrelerinin aksine Nöronlar doğumdan kısa bir süre sonra kopyalanmayı durdururlar. Bu nedenle, beynin bazı kısımlarındaki nöron sayısı, daha sonraki yaşamımızla kıyasla doğduğumuz da daha fazladır. Çünkü nöronlar ölür ama değiştirilmez. Nöronlar kopyalama işlemi yapmıyor iken, araştırma nöronlar arasında yeni bağlantıların hayat boyunca form olduğunu göstermiştir. Nöronların diğer hücrelere bilgi göndermek için tasarlanmış zarları vardır. Akson ve dendritler, …

Devamını Oku »

Nöron Nedir?

 Nöron sinir sisteminin temel yapı taşı olan bir sinir hücresidir. Nöronlar çeşitli şekillerde insan vücudundaki diğer hücreler benzer, ama nöronlar ve diğer hücreler arasında tek ve önemli bir fark vardır. Nöronlar vücut boyunca bilgi iletimi için uzmanlaşmıştır. Bu son derece uzmanlaşmış sinir hücreleri, elektrik ve kimyasal formlarda bilgiler ile iletişim kurmak için sorumludur.    Ayrıca nöronların, insan vücudunda farklı görevlerden sorumlu olan birkaç farklı türü vardır.Duyusal nöronlar duyusal reseptör hücrelerinden beyninden vücuda bilgi taşırlar.  Motor nöronlar vücuttaki kaslara beyin üzerinden bilgi aktarırlar. İnternöronlar vücudun farklı nöronları arasındaki iletişimin sağlanması için sorumludur. Kaynak: psychology.about.com/ Çeviri ve Düzenleme: Doğa D.  

Devamını Oku »

Merkezi Sinir Sistemi Nedir?

Merkezi sinir sistemi (MSS) beyin ve omurilikten oluşur. MSS sinir sisteminden duyusal bilgileri alır ve vücudun tepkilerini kontrol eder. MSS, beyin dışındaki tüm sinirleri ve mesajları MSS’ne taşıyan spinal korddan, yani bunları içeren periferik sinir sisteminden ayrılır. Kaynaklar: psychology.about.com/ Çeviri ve Düzenleme: Doğa D.  

Devamını Oku »

Yaratıcılık ve Psikoz Genetik bir Kaynağı Paylaşıyor

Yeni bir çalışma, sanatsal yaratıcılığın şizofreni ve bipolar bozukluğu olanlar ile genetik kökleri paylaşabildiğini gösteriyor. Araştırma, Nature Nörobilim Dergisinde yayınlandı; Bilinen genetik bir veritabanı içine derin bir ”dalış” yapıldı. Örnekleri İzlanda nüfusu tarafından sağlanan DNA kodlarının deşifre kitaplığı türetildi. Yazarlar iki büyük mevcut çalışmalardan şizofreni ve bipolar bozukluk adına bir risk puanı geliştirmek için genetik verileri kullandılar. Bu risk puanlarının, İzlanda’dan 86,000 kişi arasında olan bu bozuklukların seviyesini tahmin ettiler. Araştırmacılar sonra sanatsal çalışma yapan insanların genlerine baktılar. Bu örnekler, İzlanda’nın ulusal toplumlarının, görsel Sanatlar, tiyatro, dans, yazma ve müzik dallarında üyeleri olan 1000’den fazla gönüllüden geldi.  Araştırmacıların bulduğu, bu örgütlerin üyeleri yüzde 17’lik bir oranla, üye olmayanlara göre daha …

Devamını Oku »

Cardiff Üniversitesi Şizofreni Çalışmalarında İleri Adım

Bilim adamları, Şizofreniyi anlamaya doğru ‘önemli bir adım’ diyor. Bir çalışma üzerinde 11.000 Şizofreni hastasının bu duruma neyin sebep olduğu konusunda ‘henüz güçlü kanıt’ üzerine yardım sağladılar; dedi Cardiff Üniversitesi bilim adamları. Türünün en büyük çalışmasına öncülük edip, hastaların genetik verilerini hasta olmayan  16,416 insanınkiyle karşılaştırdılar. Bulguların beyindeki kimyasal dengenin bozulmasının nasıl bu bozuklukla karıştığını gösterdiğini söylediler. Dr Andrew Pocklington üniversitenin MRC Merkezinin Nöropsikiyatrik Genetik ve Genomik bölümünden şöyle söyledi: ”Nihayet şizofrenide nelerin yanlış gittiğini anlamaya başladık.” ”Hastalığın güvenilir bir model olarak acilen gelecekteki çalışmaların getirdiği gelişen yeni tedavilerine yön verilmesi gereklidir. Her nasılsa 1970’lerden beri büyük bir gelişme kaydedilmedi.” Kaynaklar: http://www.bbc.com/ British Psychological Society Çeviri ve …

Devamını Oku »

Nörotransmitter Nedir?

Bir çok yazımızda nörotransmitterden bahsetmiştik; Peki nedir bu nörotransmitter ? Nörotransmitter kimyasal bir haberci olup, nöronlar ve vücuttaki diğer hücreler arasındaki sinyalleri modüle eden, hızlandıran bir taşıyıcıdır. Çoğu durumda, bir nörotransmitter eylem potansiyeli (olasılığı) sinaps’a ulaştıktan sonra akson terminalinden (kutubundan) serbest bırakılır. Daha sonra nörotransmitter diğer hücreler veya nöronların reseptör konumuna ulaşmak için sinaptik aralığı geçer. Sonra, bir geri alım işlemi olarak bilinen oluşum, nörotransmitter reseptör sitesine ekler (bağlar) ve nöron tarafından emilir.  Nörotransmitter günlük yaşam ve işleyişi içinde önemli bir rol oynamaktadır. Bilim adamları henüz tam olarak kaç nörotransmitterin var olduğunu bilmiyor; Ama 100’den fazla kimyasal haberci tespit edilmiştir. Nörotransmitterler bir çeşit hastalık veya uyuşturucular tarafından etkilenir; Ve vücut üzerinde çeşitli yan etkileri olabilir. Alzheimer  ve Parkinson gibi hastalıkların belirli nörotransmitterler …

Devamını Oku »

Asetilkolin Nedir?

Asetilkolin (genellikle kısaltılmış ACh) en sık görülen nörotransmitterdir. Merkezi sinir sistemi (MSS) ve periferik sinir sistemi (PSS) de yer alır.  Asetilkolin tanımlanan ilk nörotransmitterdir. 1914 yılında Henry Hallett Dale tarafından keşfedildi ve varlığını daha sonra Otto Loewi tarafından doğrulandı. İki keşifçi için 1936 yılında kendilerine Nobel Fizyoloji/Tıp ödülü verildi.  Asetilkolin, merkezi sinir sistemi (MSS) ve periferik sinir sisteminde (PSS) bir nöromodülatör olarak görev yapar. Sinaptik boşluğa salınarak görevini tamamladıktan sonra asetilkolin, asetilkolinesteraz enzimi yardımıyla kolin ve asetat’a (asetik asit tuzu) çevrilerek yıkılır. Merkezi sinir sisteminde, asetilkolin nörotransmitter sisteminin bir parçası gibi davranır; Dikkat ve uyarılmada rol oynar. Periferik sinir sisteminde, bu nörotransmitter, otonom sinir sisteminin önemli bir parçasıdır ve kasları harekete geçirmek …

Devamını Oku »

Delta Dalgaları Nelerdir?

Delta dalgası insanlarda bulunan yüksek genli bir beyin dalgasıdır. Delta dalgalarının bir ila dört hertz arasında frekansı vardır ve bir electroencephalogram (EEG) kullanılarak ölçülürler. Bu beyin dalgalarının talamustan ortaya çıktığı düşünülmektedir ve genellikle yavaş – dalga uykusu ile ilişkilidir (uyku aşamalarının üç ve dördüncü aşaması.) Bu süre boyunca delta dalgaları ortaya çıkar; bu süre genellikle derin uyku olarak bilinir.   Kaynaklar: psychology.about.com/ en.wikipedia.org Çeviri ve Düzenleme: Doğa D.  

Devamını Oku »

Hipokampus Nedir?

Hipokampus beynin limbik sisteminde önemli bir rol oynamaktadır; küçük, eğri bir oluşumdur. Hipokampus yeni anıların oluşumunda rol oynayan ve aynı zamanda öğrenme ve duygularla da ilişkilidir. Medial temporal lobda yer alan hipekampus, hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan bölgedir. Bir gri cevher tabakası olup, lateral ventrikülün alt boynuz tabanı boyunca uzanır. Filogenetik olarak en eski beyin kısımlarındandır. Beynin hafıza ve yön bulma ile ilgili bu bölgesine şekil olarak deniz atına benzediği için yunanca deniz atı anlamına gelen hippocampus (Yunanca: ιππος, hippos = at, καμπος, kampos = deniz) adı verilmiştir. Beynin simetrisi nedeniyle beynin her iki hemisferinde (yarım küresinde) de bulunur. Hipokampus’un her iki tarafı zarar görmüş olduğunda, yeni anılar …

Devamını Oku »
zzsdc